Varabildiğin yere kadar var Var, var, var Akar sular dönmez geri, tıpkı gençliğim gibi Bebekti ceninin ergeni, bir erdi büyümüş meyvesi Sakal bıyıkla geride kaldı, Yunus'un hamlık evresi Sivilce, akne katledildi, soldu yüzümün güneşi Ve çivisi düşmüş tablolarda, bir resimdi kendisi Kükreyen şu gökyüzünde, kuşun kilitli kafesi Tersi döndü, güvenin ansızın belirdi dostun hilesi Fincan kahve içtim, kursağımda kaldı telvesi Kırıştır yalan kahpesi, baştan akıl alır ya cilvesi Yıkar geçer b | 0 | 174 | Baran Yılmaz |
Kendimi bugün onun yerine koydum Koyamadım onun yerine kimseyi ve uyudum Oyaladım kendimi durdum Pili bitik saat gibi durdum Durdum Kendimi bugün aynı yerlerde buldum Çok tenha, pek yalnız bir de yorgun Oyaladım kendimi durdum Hep aynı soruları sordum Yok oldum Düşünüp kötüyü yordum Bi'kenara çekilip uzunca durdum Durduramadım gözyaşlarımı boğuldum Neler umdum da bak ne buldum Ben onun soğuk rüzgarıyla savruldum İçimin acısı yakıyor kavruldum Gelen o vakitsiz hasretlere sordum, b | 0 | 180 | Baran Yılmaz |
Uyanmak zor uykunu bölmedikçe kurtuluş Çıkışı bulamadığın yol üzeri gözün kapalı yıpranış Yıprandığını bir tek senin bilmen kıvranış (yeah) Ağladığını kendin görmen ruhen yıkılış Onlar anlatsan da anlamazlar, bir anlam da yüklemezler Çıldırdığını düşünürler o büyük düşünürler Keşke konuşmasaydım dersin (aha) Meğer buymuş (a) ilk dersin zor iş, kolay gelsin Elin boşta kalır tutmadıklarında Gözün yaşta kalır anlamadıklarında Sesin titrer konuşmaya çabaladığında ardarda Oysa kim istemez | 0 | 179 | Baran Yılmaz |
İstinalar kaideyi bozmaz, bu civan bu civarda fazla tozmaz (aha) Elimi verdim (ya) kolumu kaptın (what) gözümü çektim, aklımı aldın (aha) Yaşam mı ben mi bedbahtım? (what) Sallanırsa da yıkılmaz tahtım (what) Canım yanar ödün kopar canım (what) tabularımı kendim yazdım (asla) İstisnalar kaideyi bozmaz, kuru yanında yaş telaş yapmaz (ha) Eli uzun alemin, cebi de tenha, sivri dillerin alayı kesilir anla İstisnalar kaideyi bozmaz, kuru yanında yaş telaş yapmaz Eli uzun alemin, cebiyse tenha | 0 | 139 | Baran Yılmaz |
Sago Kaf kef, kaf kef Benim bir sırrım var, açıklanmayacak kadar sır Bundan çıkar hır. Haplamalar vuku bulur, dert kahır Sırdan geçen dilim olsa, hal eder diken Bilmez bilen bağdar olur benden iken Ya söylersen kim anlar? Söylemezsen bağlar, gamlardan ağlar Bu yıpranışla dağılır bütün Doymaz Sago yakar tütün İçindeyim bu oyunun büsbütün Hayatıma musallat oldu şöhret ün Karıştı yarınım bitti dün, tedirgin bugün Topla çıkar, nedir sonuç? Her kıyasla dilime değer Bıçağa ait keskin uç, | 0 | 180 | Baran Yılmaz |
Cut, cut Şu baş belası dilimi kesin! Zilimi çalsın serzeniş, içime dolsun hüzüntü Süreklilik ne zor bir iş Perişanlık, pişmanlık çekilmesi en güç dertmiş Sabır tüm sıkıntıların anahtarıdır, doğrudur Düş kırıklıklarım sonucu ruhum yorgundur Ağaçlarımdan pişmanlık meyveleri sarkıyor. Haydi topla! Gözlerimden uyku çalanı ara ve bul patakla Gönlümün dipte kalan kısmında arşivlenmiş onca yara Yılan ve akreplerle dolu içinde bulunduğum yuva Birileri haddini bildirmeli ölüm okuna kafa tutan | 0 | 161 | Baran Yılmaz |
Herkes Uyudu Yine içtimada Düşünce Bazen tercih etmen gerekir Bilmemeyi bilmeye El değmemiş hayallerimin ortasında duran Bir kara sevda camına Taş Fırlatsam uyansa Casaretimi topladım konuşacaktım sen Gelince sular altında kaldı anlatacaklarım. Gözlerimin sığıcağı kadar aralık kapım Ellerin gül kokardı Sen diken satardın Hayır ağlamıyorum üstümden yağmur bulutu geçti Hayır Ağlamıyorum gözüme biraz sen kaçtı çok tedirginim çünkü cok soğuksun ya hu Yine ormanın içine doğru kaçtı ürkek | 0 | 151 | Baran Yılmaz |
Yine kızarıyor sigarımın ucu Görünmüyor hayallerimin ucu bucu Haydi ver sevinci hüznü bir bebek gibi kollarıma Sular dök beni bekleyen yollarıma, ben birazdan yolcuyum Yeditepenin etrafı miski anber rahiyası Yanımda güzeller güzelinin has salihası Şu içimde yılların bıraktığı atıklar Ve bana eşlik eden binlerce ses var, kısılmasınlar onlar Ey yolcu dostum, ayakların rehberindir Senin dostun soğuk esen yellerdir Tüm insanlık senin gözünde eldir İçecek suyun gözlerinden taşan seldir Bu | 0 | 153 | Baran Yılmaz |
Sevgim gerçek olmasaydı ağlayabilir miydim Aşkın bende olmasaydı nasıl gülebilirdim Ateş beni yaktıkça daha çok soğuyorum, soğuyorum Ben ateşi körükledikçe buz gibi donuyorum Bana şaşkın bakıyorlar onları da anlıyorum Evvel zaman bir damla iken durumum. El'an derya hal buluyorum Çıksın artık be kalem tek bir harf çiz bari Vaktim olur zayi etme böyle kırma yarini Bir işaret et, bir çizikten yol bulurum Bir çizikten değil miydi onca köprü kurduğum Ey askerim kurşunum kulun hali aynı Kal | 0 | 140 | Baran Yılmaz |
Hiçbir şeyde gözüm yok Olmayacak duaya âmin sözüm yok Aklım benden uçtu gitti Uzun zamandır haber yok Bak bana dikkatle Sence ben militan mıyım Sakallarımı yolsam, ahbaplarından mıyım Geyik muhabbetine katılsam, söyle dostlarından mıyım Nerdeyim, sen nerdesin Sen ne boş bir kellesin Sana dünyalıklar ellesin Salıncaklarını tayfunlar yellesin Rauf, Musavvir. Allah birsin, Azze ve Cellesin Biliyorum sen herkeslesin Ama en güzeli benlesin Sınırı yok, bu hiçlik mertebesinin Tarifi yok | 0 | 206 | Baran Yılmaz |