<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[VnexTR: Bilişim Forumu - Hayvanlar Alemi]]></title>
		<link>https://vnextr.com/</link>
		<description><![CDATA[VnexTR: Bilişim Forumu - https://vnextr.com]]></description>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 18:46:18 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Kedi ve Köpeklerde Görülen Kanser Türleri 2]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kedi-ve-kopeklerde-gorulen-kanser-turleri-2--26724.html</link>
			<pubDate>Mon, 08 Feb 2021 19:09:46 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kedi-ve-kopeklerde-gorulen-kanser-turleri-2--26724.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #1abc9c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yalamaya Bağlı Granulomlam (Lick Granuloma)</span></span><br />
Devamlı yalamaya veya çiğnemeye bağlı olarak oluşan, acral lick dermatitis, acral proritik nodül, acropuritik granuloma, pisikojenik dermatos adıylada bilinen granulomlardır. Yaygın olarak carpus ve metacarpusun cranial ve medial yüzünde, tarsus ve metatarsusun cranial ve lateral yüzeyinde şekillenmelerine rağmen, genellikle tek veya unilateral olarak vücudun herhangi bir yerinde gelişebilirler. Büyük ırk, yaşlı erkek köpeklerde, özellikle Labrador Retrievers, Golden Retriever, Alman Çoban köpeği, Alman Shorthair Poainters, Great Danes, Saint Bernard ve Pit Bull gibi köpek ırklarında yaygın olarak gözlenmektedir. Yaraların, yabancı cisimlerin, enfeksiyonların ve muskoskeletal sistem ağrılarının lezyonun başlamasında etkili olduğu, çoğu lick granulomaların pisikojen (obsesif-kompulsif bozukluk) nedenlerden kaynaklandığı ve can sıkıntısı, inaktivite veya çevresel değişikliklerle ilgisi olduğuna inanılmaktadır.<br />
Klinik bulgular: Lezyon kıllardan yoksun, kalınlaşmış, katı, ülserli, eritromatoz ve hiperpigmente bir alan ile çevrelenmiştir. Sekonder olarak şekillenen furunkulosis ve apokrin adenitis lezyonun yaygınlaşmasına ve büyümesine eşlik edebilir. Yüzeysel doku aşınmış ve kemik açığa çıkmış olabilir. Lezyonun perostu mekanik olarak etkilemesi ile bazen topallık gözlenebilir.<br />
Tanı: Dermatolojik muayenede, deri kazıntısı alınmalı bununla birlikte mantar testi, biyopsi, radyografik inceleme ve alerji testleri yapılmalıdır. Bunun yanında tiroid fonksiyon testleri veya hipoallerjik diyet denemelerinin uygulanması gerekli olabilir.<br />
Sağaltım: İlk olarak yapılması gerelçken hayvanın bölgeyi yalamasını engellemektir. Bu amaçla bandaj uygulaması, yakalık takılması ve topikal yalamayı önleyen ajanların kullanılması önerilmektedir. Diğer taraftan radyoterapi, kirioşirurji, lezyonun cerrahi olarak uzaklaştırılması, davranışları kontrol altına alan ilaçların kullanılması, akupunktur tedavisi ve diğer medikasyonlat denenebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1abc9c;" class="mycode_color">Göz Kapağı Tümörleri</span></span><br />
Göz kapağı kitleleri yangısal veya neoplastik olabilir. Köpeklerde göz kapağı neoplastik oluşumları oldukça yaygındır ancak fazla yayılım göstermezler ve uygun tedaviye olumlu yanıt verirler. Bu tümörlerin çoğunluğu iyi huyludur ve köpeklerde en sık rastlanılan tümör türü sebaceous adenomdur. Skuamöz hücre karsinomu, adenokarsinom, basal hücre karsinomu, hemangiosarkom veya fibrosarkom gibi kötü huylu tümörler nadir olarak (%10) gözlenirler.<br />
Klinik Bulgular: Köpeklerde göz kapağı tümörlerinin gözlendiği ortalama yaş 8 yaştır. Kitleler göz kapağı üzerinde, kenarında veya konjuktival yüzde gözle görülebilir ve palpe edilebilir. Bu kitleler pembe veya farklı pigmentasyonlarda ve çok loblu bir yapı şeklinde kolayca tanınır. Buna ek olarak konjuktivitis, blefaritis, epifora, konjuktival hiperemi, korneal vaskularizasyon veya pigmentasyon gözlenebilir.<br />
Tanı: Klinik tanı kolaydır. Metastazların değerlendirilmesi açısından torasik ve abdominal radyografi veya abdominal ultrasonografi gerçekleştirilebilir. Diğer taraftan yangısal olgular histopatolojik inceleme ile tümoral oluşumlardan ayırt edilmelidir.<br />
Sağaltım: Kemoterapi, radyoterapi veya immunoterapi bazı tümörler için tek başına ve birlikte yeterli olabilir. Ancak en radikal sağaltım seçeneği kitlenin cerrahi yolla uzaklaştırılmasıdır. Bu amaçla kirioşirurji veya lazer cerrahisinden yaralanılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #1abc9c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulak Kepçesi ve Dış Kulak Yolu Tümörleri</span></span><br />
Köpek ve kedilerde dış kulak yolu tümörleri pek yaygın değildir. Ancak bunlar kulak yolunu oluşturan veya destekleyen yapılardan kaynaklanabilirler. Dış kulak yolunda en sık karşılaşılan tümör seruminöz gland adenomları veya adenokarsinomlardır. Bunun yanında skuamöz hücre karsinomu, bazal hücre tümörleri ve mast hücre tümörleri gözlenmektedir. İyi huylu olanlar ise yangısal polipler, papillomlar, histiositomlar ve seruminöz gland adenomlarıdır. Kulak tümörleri, köpeklere göre kedilerde daha agresiftir ve köpeklerde çoğu seruminözgland tümörü iyi huyludur. Ancak kedilerde bu tip tümörler genellikle kötü huyludur. Dış kulak yolu tümörlerinin çoğu birlikte seyreden bakteriyel ve maya enfeksiyonu ile ilişkilidir. Özellikle kronik otitislerin hiperplaziye neden olduğu ve bununda sonunda displazik veya neoplastik değişikliklere yol açabileceği öne sürülmektedir. Kedilerde kulak kepçesinde görülen en yaygın tümör skuamöz hücre karsinomudur. Bu tür tümörler genellikle beyaz ve yağlı kedilerde gözlenir. Kedi ve köpeklerde kulak kepçesinde gözlenen diğer tümörler melanom,  fibrosarkom, basal hücre tümörü, fibrom, lipom, histiositom, papillom ve mast hücre tümörleridir. Klinik Bulgular: Dış kulak yolundan kaynaklanan bir tümör bulunan hayvanda, ilk olarak bakteriyel bir otitis eksterna tablosu düşünülmelidir. Dış kulak yolunda küçük, saplı kitlelerin varlığı seruminöz gland hiperplazisi veya adenomu, papillom ve yangısal polipleri akla getirmelidir. Skuamöz hücre karsinomu, genellikle kulak ucunda gözlenir ve lezyonlu bölgede küçük kıllar mevcuttur. Bailangıçta lezyon hiperemik bir deri gibi görülebilir. Lezyonlar ilerledikçe erozyon, ülserasyon, kabuklanma ve kalınlaşma izlenir. Kulak hafif bir travma ile kanayabilir. Tanı: Dış kulak yolu tümörlerinde kafatasının radyografisi alınmalı ve temporal kemikte lizis değerlendirilmelidir. Buna ek olarak metastaz için akciğer radyografisi alınabilir. Kesin tanı için biyopsi örneği alınarak histopatolojik inceleme gereklidir. Sağaltım: Özellikle skuamöz hücre karsinomundan korunmak için kulağın pigmentsiz bölgelerine güneş ışınlarından koruyucu kremler veya losyonlar uygulanabilir. Krioşirurji ve radyoterapi kulak kepçesinin cerrahi olarak uzaklaştırılmasına bir alternatif olabilir. Krioşirurji küçük yüzeysel tümörler için tedavi edici olabilir ancak lokal olarak tümör nüksü yaygındır. Dış kulak yolu tümörleri için en radikal sağaltım dış kulak yolunun total ablasyonudur. Kulak kepçesi tümörlerinde bölgenin cerrahi rezeksiyonu, kirioşirurji ve fotodinamik terapi sağaltım seçenekleri arasındadır. Kedilerde ilerlemiş ve daha agresif olgularda sistemik kemoterapi uygulanabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #1abc9c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yalamaya Bağlı Granulomlam (Lick Granuloma)</span></span><br />
Devamlı yalamaya veya çiğnemeye bağlı olarak oluşan, acral lick dermatitis, acral proritik nodül, acropuritik granuloma, pisikojenik dermatos adıylada bilinen granulomlardır. Yaygın olarak carpus ve metacarpusun cranial ve medial yüzünde, tarsus ve metatarsusun cranial ve lateral yüzeyinde şekillenmelerine rağmen, genellikle tek veya unilateral olarak vücudun herhangi bir yerinde gelişebilirler. Büyük ırk, yaşlı erkek köpeklerde, özellikle Labrador Retrievers, Golden Retriever, Alman Çoban köpeği, Alman Shorthair Poainters, Great Danes, Saint Bernard ve Pit Bull gibi köpek ırklarında yaygın olarak gözlenmektedir. Yaraların, yabancı cisimlerin, enfeksiyonların ve muskoskeletal sistem ağrılarının lezyonun başlamasında etkili olduğu, çoğu lick granulomaların pisikojen (obsesif-kompulsif bozukluk) nedenlerden kaynaklandığı ve can sıkıntısı, inaktivite veya çevresel değişikliklerle ilgisi olduğuna inanılmaktadır.<br />
Klinik bulgular: Lezyon kıllardan yoksun, kalınlaşmış, katı, ülserli, eritromatoz ve hiperpigmente bir alan ile çevrelenmiştir. Sekonder olarak şekillenen furunkulosis ve apokrin adenitis lezyonun yaygınlaşmasına ve büyümesine eşlik edebilir. Yüzeysel doku aşınmış ve kemik açığa çıkmış olabilir. Lezyonun perostu mekanik olarak etkilemesi ile bazen topallık gözlenebilir.<br />
Tanı: Dermatolojik muayenede, deri kazıntısı alınmalı bununla birlikte mantar testi, biyopsi, radyografik inceleme ve alerji testleri yapılmalıdır. Bunun yanında tiroid fonksiyon testleri veya hipoallerjik diyet denemelerinin uygulanması gerekli olabilir.<br />
Sağaltım: İlk olarak yapılması gerelçken hayvanın bölgeyi yalamasını engellemektir. Bu amaçla bandaj uygulaması, yakalık takılması ve topikal yalamayı önleyen ajanların kullanılması önerilmektedir. Diğer taraftan radyoterapi, kirioşirurji, lezyonun cerrahi olarak uzaklaştırılması, davranışları kontrol altına alan ilaçların kullanılması, akupunktur tedavisi ve diğer medikasyonlat denenebilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #1abc9c;" class="mycode_color">Göz Kapağı Tümörleri</span></span><br />
Göz kapağı kitleleri yangısal veya neoplastik olabilir. Köpeklerde göz kapağı neoplastik oluşumları oldukça yaygındır ancak fazla yayılım göstermezler ve uygun tedaviye olumlu yanıt verirler. Bu tümörlerin çoğunluğu iyi huyludur ve köpeklerde en sık rastlanılan tümör türü sebaceous adenomdur. Skuamöz hücre karsinomu, adenokarsinom, basal hücre karsinomu, hemangiosarkom veya fibrosarkom gibi kötü huylu tümörler nadir olarak (%10) gözlenirler.<br />
Klinik Bulgular: Köpeklerde göz kapağı tümörlerinin gözlendiği ortalama yaş 8 yaştır. Kitleler göz kapağı üzerinde, kenarında veya konjuktival yüzde gözle görülebilir ve palpe edilebilir. Bu kitleler pembe veya farklı pigmentasyonlarda ve çok loblu bir yapı şeklinde kolayca tanınır. Buna ek olarak konjuktivitis, blefaritis, epifora, konjuktival hiperemi, korneal vaskularizasyon veya pigmentasyon gözlenebilir.<br />
Tanı: Klinik tanı kolaydır. Metastazların değerlendirilmesi açısından torasik ve abdominal radyografi veya abdominal ultrasonografi gerçekleştirilebilir. Diğer taraftan yangısal olgular histopatolojik inceleme ile tümoral oluşumlardan ayırt edilmelidir.<br />
Sağaltım: Kemoterapi, radyoterapi veya immunoterapi bazı tümörler için tek başına ve birlikte yeterli olabilir. Ancak en radikal sağaltım seçeneği kitlenin cerrahi yolla uzaklaştırılmasıdır. Bu amaçla kirioşirurji veya lazer cerrahisinden yaralanılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #1abc9c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kulak Kepçesi ve Dış Kulak Yolu Tümörleri</span></span><br />
Köpek ve kedilerde dış kulak yolu tümörleri pek yaygın değildir. Ancak bunlar kulak yolunu oluşturan veya destekleyen yapılardan kaynaklanabilirler. Dış kulak yolunda en sık karşılaşılan tümör seruminöz gland adenomları veya adenokarsinomlardır. Bunun yanında skuamöz hücre karsinomu, bazal hücre tümörleri ve mast hücre tümörleri gözlenmektedir. İyi huylu olanlar ise yangısal polipler, papillomlar, histiositomlar ve seruminöz gland adenomlarıdır. Kulak tümörleri, köpeklere göre kedilerde daha agresiftir ve köpeklerde çoğu seruminözgland tümörü iyi huyludur. Ancak kedilerde bu tip tümörler genellikle kötü huyludur. Dış kulak yolu tümörlerinin çoğu birlikte seyreden bakteriyel ve maya enfeksiyonu ile ilişkilidir. Özellikle kronik otitislerin hiperplaziye neden olduğu ve bununda sonunda displazik veya neoplastik değişikliklere yol açabileceği öne sürülmektedir. Kedilerde kulak kepçesinde görülen en yaygın tümör skuamöz hücre karsinomudur. Bu tür tümörler genellikle beyaz ve yağlı kedilerde gözlenir. Kedi ve köpeklerde kulak kepçesinde gözlenen diğer tümörler melanom,  fibrosarkom, basal hücre tümörü, fibrom, lipom, histiositom, papillom ve mast hücre tümörleridir. Klinik Bulgular: Dış kulak yolundan kaynaklanan bir tümör bulunan hayvanda, ilk olarak bakteriyel bir otitis eksterna tablosu düşünülmelidir. Dış kulak yolunda küçük, saplı kitlelerin varlığı seruminöz gland hiperplazisi veya adenomu, papillom ve yangısal polipleri akla getirmelidir. Skuamöz hücre karsinomu, genellikle kulak ucunda gözlenir ve lezyonlu bölgede küçük kıllar mevcuttur. Bailangıçta lezyon hiperemik bir deri gibi görülebilir. Lezyonlar ilerledikçe erozyon, ülserasyon, kabuklanma ve kalınlaşma izlenir. Kulak hafif bir travma ile kanayabilir. Tanı: Dış kulak yolu tümörlerinde kafatasının radyografisi alınmalı ve temporal kemikte lizis değerlendirilmelidir. Buna ek olarak metastaz için akciğer radyografisi alınabilir. Kesin tanı için biyopsi örneği alınarak histopatolojik inceleme gereklidir. Sağaltım: Özellikle skuamöz hücre karsinomundan korunmak için kulağın pigmentsiz bölgelerine güneş ışınlarından koruyucu kremler veya losyonlar uygulanabilir. Krioşirurji ve radyoterapi kulak kepçesinin cerrahi olarak uzaklaştırılmasına bir alternatif olabilir. Krioşirurji küçük yüzeysel tümörler için tedavi edici olabilir ancak lokal olarak tümör nüksü yaygındır. Dış kulak yolu tümörleri için en radikal sağaltım dış kulak yolunun total ablasyonudur. Kulak kepçesi tümörlerinde bölgenin cerrahi rezeksiyonu, kirioşirurji ve fotodinamik terapi sağaltım seçenekleri arasındadır. Kedilerde ilerlemiş ve daha agresif olgularda sistemik kemoterapi uygulanabilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kedi ve Köpeklerde Görülen Kanser Türleri]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kedi-ve-kopeklerde-gorulen-kanser-turleri--26721.html</link>
			<pubDate>Mon, 08 Feb 2021 18:44:09 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kedi-ve-kopeklerde-gorulen-kanser-turleri--26721.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #2ecc71;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deri Skuamöz Hücre Karsinomu (Epidermoid Carcinoma)</span></span><br />
Skuamöz hücre karsinomu, köpeklerde en yaygın gözlenen kötü huylu deri tümörlerindendir. Kedilerde de yaygın olarak gözlenmektedir. Yaşlı hayvanlar (kedilerde ortalama 12 yaş, köpeklerde 8 yaş) daha çok etkilenmekle birlikte ırk predispozisyonu tam olarak bilinmemektedir. Bu tümörler genellikle vücudun kılsız bölgelerinde ve pigmentsiz veya pigmentli bölgelerinde gözlenir. Köpeklerde skuamöz hücre karcinomunun en fazla gözlendiği bölgeler, gövde, bacaklar, scrotum, dudaklar ve tırnak kökleridir. Kedilerde ise lezyon yaygın olarak baş bölgesinde şekillenmekte ve bu bölgede de burun ucu, kulak kepçesi, göz kapakları ve dudaklar etkilenmektedir.<br />
Klinik Bulgular: Skuamöz hücre karsinomunda ilk olarak hem proliferatif hem de erozif bir lezyon kendini belli eder. Proliferatif lezyonlar kırmızı sert bir plaktan çöğunlukla ülserleşen karnabahar benzeri bir lezyona kadar değişik biçimlerde gözlenebilir. Erozif lezyon kedilerde yaygındır, başlangıçta yüzeysel olan lezyon kabuklanır ve ileride derin bir ülser halini alabilir. Kedilerde fasial bölgede şekillenen skuamöz hücre karsinomları lokal olarak invaziv bir seyir izler ancak metastaz olayı oldukça geçtir.<br />
Tanı: Klinik olarak lezyonu tanımak mümkündür ancak kesin tanı için histopatolojik inceleme gereklidir.<br />
Sağaltım: Kedilerde fasial bölgede gözlenen skuamöz hücre karsinomları için birçok tedavi seçeneği mevcuttur. Kitlenin cerrahi olarak rezeksiyonu veya kirioşirurji tedavinin temelini oluşturmaktadır. Kulak kepçesi ve göz kapağı skuamöz hücre karsinomu bulunan 102 kedide agresif kirioşirurji uygulamasının neredeyse lezyonların %100’de etkili olduğu ancak burun ucu skuamöz hücre karsinomu bulunan olgularda ise %70 oranında başarı sağladığı bildirilmektedir. Bunlara ek olarak kemoterapi uygulamalarıda yapılabilmektedir.<br />
<br />
 <span style="color: #2ecc71;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deri Papillomatosisi</span></span><br />
Deri papillomu viral bir hastalıktır. Köpek ve kedilerde nadir olarak gözlenir. Köpeklerdeoral papillomatosis ise yaygın olarak gözlenmektedir. Bu tür lezyonlar genellikle bağışıklığın gelişmesine bağlı olarak regrese olurlar.<br />
Klinik Bulgular: Vücudun değişik yerlerinde papillomatosise rastlanılabilir. Hasta sahibi genellikle deri üzerinde şekillenen büyümeyi (tümörü) fark eder. Bu tip tümörler yavaş gelişirler, çoğunlukla ağrısızdırlar ve kolayca hareket ettirilebilirler. Papillomlar değişik büyüklüklerde, saplı veya sapsız karnabahar benzeri görünimde beyaz veya değişik renklerde olabilirler.<br />
Tanı: Klinik bulgulara göre tanı kolaydır. Diğer tümörlerden veya kitlelerden ayırt edilebilmesi için histopatolojik inceleme gereklidir.<br />
Sağaltım: Papillomlar bağışıklığın gelişmesi ile genelde 2-3 ay içerisinde regrese olurlar ancak bazılarının regrese olması 9 ay kadar sürebilir. Otogen aşı ve kemoterapi uygulamaları sağaltımda yararlı olmaktadır. Ancak otogen aşı bu tarz uygulamaların, uygulama bölgesinde malignant deri tümörlerine neden olduğu için önerilmemektedir. Cerrahi olarak papillomların eksizyonu yapılabilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #2ecc71;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deri Melanomu</span></span><br />
Melanomlar pigment hücrelerinden köken alan tümörlerdir. Köpek ve kedilerde deri melanomları oldukça nadirdir. Köpeklerde bütün deri tümörlerinin yaklaşık %4-6’sı, kedilerde bütün deri tümörlerinin %1-2’sini melanomlar oluşturmaktadır. Köpeklerde en fazla deride, ağızda ve parmaklarda şekillenmektedir. Melanomlar daha çok yaşlı hayvanlarda görğlmekle birlikte Scotish Terrier, Boston Terrier, Airdale, Cooker Spaniel ve derisi aşırı pigmentasyon içeren köpek ırkları bu tip tümörlere predispozedir.<br />
Klinik Bulgular: Makroskopik olarak melanomlar düz, plak benzeri ve kabarık kitlelerdir. Melanomlar genellikle koyu kahverengi veya siyah renkte tamamen diğer dokulardan ayrılmış kitleler olarak gözükmektedir. Malign olan tümörler daha geniş alanlara yayılabilir, daha az pigment içerir ve ülserleşebilirler. Bazı melanomlar (amelanotik melanomlar) pembemsi renkte görülebilir.<br />
Tanı: Kesin tanı histopatolojik inceleme ile konulabilir. Tümör metastazın belirlenebilmesi için akciğer radyografisi ve abdominal ultrasonografi yararlı olmaktadır. Bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme tümörün kapladığı alanın tam olarak saptanmasında ve uygun sağaltım seçeneğinin belirlenmesinde oldukça yararlı bilgiler vermektedir.<br />
Sağaltım: Benign melanomların sağaltımında geniş cerrahi eksizyon en iyi seçenektir ve oldukça başarılı bir tekniktir. Malign melanomlarda ise cerrahi eksizyonla birlikte radyoterapi veya kemoterapi uygulanmalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #2ecc71;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deri Skuamöz Hücre Karsinomu (Epidermoid Carcinoma)</span></span><br />
Skuamöz hücre karsinomu, köpeklerde en yaygın gözlenen kötü huylu deri tümörlerindendir. Kedilerde de yaygın olarak gözlenmektedir. Yaşlı hayvanlar (kedilerde ortalama 12 yaş, köpeklerde 8 yaş) daha çok etkilenmekle birlikte ırk predispozisyonu tam olarak bilinmemektedir. Bu tümörler genellikle vücudun kılsız bölgelerinde ve pigmentsiz veya pigmentli bölgelerinde gözlenir. Köpeklerde skuamöz hücre karcinomunun en fazla gözlendiği bölgeler, gövde, bacaklar, scrotum, dudaklar ve tırnak kökleridir. Kedilerde ise lezyon yaygın olarak baş bölgesinde şekillenmekte ve bu bölgede de burun ucu, kulak kepçesi, göz kapakları ve dudaklar etkilenmektedir.<br />
Klinik Bulgular: Skuamöz hücre karsinomunda ilk olarak hem proliferatif hem de erozif bir lezyon kendini belli eder. Proliferatif lezyonlar kırmızı sert bir plaktan çöğunlukla ülserleşen karnabahar benzeri bir lezyona kadar değişik biçimlerde gözlenebilir. Erozif lezyon kedilerde yaygındır, başlangıçta yüzeysel olan lezyon kabuklanır ve ileride derin bir ülser halini alabilir. Kedilerde fasial bölgede şekillenen skuamöz hücre karsinomları lokal olarak invaziv bir seyir izler ancak metastaz olayı oldukça geçtir.<br />
Tanı: Klinik olarak lezyonu tanımak mümkündür ancak kesin tanı için histopatolojik inceleme gereklidir.<br />
Sağaltım: Kedilerde fasial bölgede gözlenen skuamöz hücre karsinomları için birçok tedavi seçeneği mevcuttur. Kitlenin cerrahi olarak rezeksiyonu veya kirioşirurji tedavinin temelini oluşturmaktadır. Kulak kepçesi ve göz kapağı skuamöz hücre karsinomu bulunan 102 kedide agresif kirioşirurji uygulamasının neredeyse lezyonların %100’de etkili olduğu ancak burun ucu skuamöz hücre karsinomu bulunan olgularda ise %70 oranında başarı sağladığı bildirilmektedir. Bunlara ek olarak kemoterapi uygulamalarıda yapılabilmektedir.<br />
<br />
 <span style="color: #2ecc71;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deri Papillomatosisi</span></span><br />
Deri papillomu viral bir hastalıktır. Köpek ve kedilerde nadir olarak gözlenir. Köpeklerdeoral papillomatosis ise yaygın olarak gözlenmektedir. Bu tür lezyonlar genellikle bağışıklığın gelişmesine bağlı olarak regrese olurlar.<br />
Klinik Bulgular: Vücudun değişik yerlerinde papillomatosise rastlanılabilir. Hasta sahibi genellikle deri üzerinde şekillenen büyümeyi (tümörü) fark eder. Bu tip tümörler yavaş gelişirler, çoğunlukla ağrısızdırlar ve kolayca hareket ettirilebilirler. Papillomlar değişik büyüklüklerde, saplı veya sapsız karnabahar benzeri görünimde beyaz veya değişik renklerde olabilirler.<br />
Tanı: Klinik bulgulara göre tanı kolaydır. Diğer tümörlerden veya kitlelerden ayırt edilebilmesi için histopatolojik inceleme gereklidir.<br />
Sağaltım: Papillomlar bağışıklığın gelişmesi ile genelde 2-3 ay içerisinde regrese olurlar ancak bazılarının regrese olması 9 ay kadar sürebilir. Otogen aşı ve kemoterapi uygulamaları sağaltımda yararlı olmaktadır. Ancak otogen aşı bu tarz uygulamaların, uygulama bölgesinde malignant deri tümörlerine neden olduğu için önerilmemektedir. Cerrahi olarak papillomların eksizyonu yapılabilmektedir.<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #2ecc71;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deri Melanomu</span></span><br />
Melanomlar pigment hücrelerinden köken alan tümörlerdir. Köpek ve kedilerde deri melanomları oldukça nadirdir. Köpeklerde bütün deri tümörlerinin yaklaşık %4-6’sı, kedilerde bütün deri tümörlerinin %1-2’sini melanomlar oluşturmaktadır. Köpeklerde en fazla deride, ağızda ve parmaklarda şekillenmektedir. Melanomlar daha çok yaşlı hayvanlarda görğlmekle birlikte Scotish Terrier, Boston Terrier, Airdale, Cooker Spaniel ve derisi aşırı pigmentasyon içeren köpek ırkları bu tip tümörlere predispozedir.<br />
Klinik Bulgular: Makroskopik olarak melanomlar düz, plak benzeri ve kabarık kitlelerdir. Melanomlar genellikle koyu kahverengi veya siyah renkte tamamen diğer dokulardan ayrılmış kitleler olarak gözükmektedir. Malign olan tümörler daha geniş alanlara yayılabilir, daha az pigment içerir ve ülserleşebilirler. Bazı melanomlar (amelanotik melanomlar) pembemsi renkte görülebilir.<br />
Tanı: Kesin tanı histopatolojik inceleme ile konulabilir. Tümör metastazın belirlenebilmesi için akciğer radyografisi ve abdominal ultrasonografi yararlı olmaktadır. Bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme tümörün kapladığı alanın tam olarak saptanmasında ve uygun sağaltım seçeneğinin belirlenmesinde oldukça yararlı bilgiler vermektedir.<br />
Sağaltım: Benign melanomların sağaltımında geniş cerrahi eksizyon en iyi seçenektir ve oldukça başarılı bir tekniktir. Malign melanomlarda ise cerrahi eksizyonla birlikte radyoterapi veya kemoterapi uygulanmalıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Süt Kediler İçin Zararlı mıdır]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-sut-kediler-icin-zararli-midir--26688.html</link>
			<pubDate>Sun, 07 Feb 2021 14:22:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=73322">FewerTheMad</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-sut-kediler-icin-zararli-midir--26688.html</guid>
			<description><![CDATA[Kediler cinslerine ve yaşlarına göre çeşitli gıdalar ile beslenebilir. Örneğin bir Siyam kedisi ile İran kedisinin beslenme alışkanlıkları farklı olabilir. Bunun yanı sıra tüm kedilerin ortak besinleri arasında kuru mama ilk sırada yer alıyor. Bu mamanın hem ucuz hem de her kedi tarafından yenebiliyor olması bunda büyük bir etken olarak görülüyor. İşte, kedilerin beslenmesi ile ilgili bilinmesi gerekenler.<br />
Kediler, hem Türkiye'de hem de dünya çapında en çok beslenen evcil hayvanların başında gelmektedir. Onların ne yediği, hangi besinlerden hoşlandığı ise sıklıkla merak ediliyor. Doğru besin tercihi ise kedileri hem sağlıklı hem de hızlı gelişmeleri için de kritik bir öneme sahiptir.<br />
<br />
Kediler Ne Yer, Nasıl Beslenir?<br />
1- Kuru Mama Çeşitleri: Ucuz olması sebebiyle en çok tercih edilen kedi mamalarının başında kuru mamalar geliyor. Yavru mamaların dişleri tam gelişmedi için bu mamalar süt ile karıştırılarak hazırlanabilir. Tavuklu kuru mamaların birçoğu gluten ve tahıl içermediği için kedilerin sağlıklı beslenmesi adına da tercih ediliyor. Sindirimi son derece kolaydır ve yetişkin kediler için de idealdir.<br />
2- Yaş Mama Çeşitleri: Konserve olarak satılan yaş mamalar kedilerin en çok sevdiği mama çeşitleri arasındadır. Tavuk etli olan türleri dışında sığır ve kuzu etli olan çeşitleri de mevcuttur. Bu ürünlerde de tahıl kullanılmamış olanları tercih edilmeli. Özellikle hazım ve sindirim problemi yaşayan kediler için en ideal yaş mama çeşitleri arasında gösterilmektedir. Diğer çeşitleri arasında ciğerli, ton balıklı ve somon balıklı yaş mamalar yer alıyor.<br />
Yavru ve yetişkin kediler dışında kısırlaştırılmış kedilere özel olarak üretilen yaş mamalar da hayvan sahipleri tarafından temin edilebilir. Yani kediler ne yer diye soracak olursak yaşına, cinsine bağlı olarak değişebilir.<br />
<br />
Kedilerin Sevdiği Besinler Nelerdir?<br />
1- Ton Balığı: İnsanların da çok sevdiği ton balığı çeşitleri kedilerin de en sevdiği besinler arasında yer alıyor. İkili ve üçlü paketler halinde satılan ton balıklarından biri açılarak kedilere ödül maması olarak sunulabilir.<br />
2- Yoğurt: Birçok kedi süt dışında yoğurt yemeği de çok seviyor. Özellikle boğazlarında biriken tüylerin giderilmesi için yoğurt son derece faydalı bir besin olarak tercih edilebilir. Aynı zamanda kedilerin diş sağlığı için de haftada en az bir kere yoğurt verilmesi öneriliyor.<br />
3- Yumurta: Cins kedilerden bazıları yumurtayı da çok sevmektedir. Yumurtanın çiğ değil pişmiş olarak sunulması şartıyla haftada 2 -3 öğün verilebilir.<br />
4- Çeşitli sebzeler: Kedileri sadece et ağırlıklı beslemek tek tip beslenme olacağı için çeşitli zararlar içerebilir. Kedilerin severek tükettiği sebzeler arasında havuç, kabak ve ıspanak yer alıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kediler cinslerine ve yaşlarına göre çeşitli gıdalar ile beslenebilir. Örneğin bir Siyam kedisi ile İran kedisinin beslenme alışkanlıkları farklı olabilir. Bunun yanı sıra tüm kedilerin ortak besinleri arasında kuru mama ilk sırada yer alıyor. Bu mamanın hem ucuz hem de her kedi tarafından yenebiliyor olması bunda büyük bir etken olarak görülüyor. İşte, kedilerin beslenmesi ile ilgili bilinmesi gerekenler.<br />
Kediler, hem Türkiye'de hem de dünya çapında en çok beslenen evcil hayvanların başında gelmektedir. Onların ne yediği, hangi besinlerden hoşlandığı ise sıklıkla merak ediliyor. Doğru besin tercihi ise kedileri hem sağlıklı hem de hızlı gelişmeleri için de kritik bir öneme sahiptir.<br />
<br />
Kediler Ne Yer, Nasıl Beslenir?<br />
1- Kuru Mama Çeşitleri: Ucuz olması sebebiyle en çok tercih edilen kedi mamalarının başında kuru mamalar geliyor. Yavru mamaların dişleri tam gelişmedi için bu mamalar süt ile karıştırılarak hazırlanabilir. Tavuklu kuru mamaların birçoğu gluten ve tahıl içermediği için kedilerin sağlıklı beslenmesi adına da tercih ediliyor. Sindirimi son derece kolaydır ve yetişkin kediler için de idealdir.<br />
2- Yaş Mama Çeşitleri: Konserve olarak satılan yaş mamalar kedilerin en çok sevdiği mama çeşitleri arasındadır. Tavuk etli olan türleri dışında sığır ve kuzu etli olan çeşitleri de mevcuttur. Bu ürünlerde de tahıl kullanılmamış olanları tercih edilmeli. Özellikle hazım ve sindirim problemi yaşayan kediler için en ideal yaş mama çeşitleri arasında gösterilmektedir. Diğer çeşitleri arasında ciğerli, ton balıklı ve somon balıklı yaş mamalar yer alıyor.<br />
Yavru ve yetişkin kediler dışında kısırlaştırılmış kedilere özel olarak üretilen yaş mamalar da hayvan sahipleri tarafından temin edilebilir. Yani kediler ne yer diye soracak olursak yaşına, cinsine bağlı olarak değişebilir.<br />
<br />
Kedilerin Sevdiği Besinler Nelerdir?<br />
1- Ton Balığı: İnsanların da çok sevdiği ton balığı çeşitleri kedilerin de en sevdiği besinler arasında yer alıyor. İkili ve üçlü paketler halinde satılan ton balıklarından biri açılarak kedilere ödül maması olarak sunulabilir.<br />
2- Yoğurt: Birçok kedi süt dışında yoğurt yemeği de çok seviyor. Özellikle boğazlarında biriken tüylerin giderilmesi için yoğurt son derece faydalı bir besin olarak tercih edilebilir. Aynı zamanda kedilerin diş sağlığı için de haftada en az bir kere yoğurt verilmesi öneriliyor.<br />
3- Yumurta: Cins kedilerden bazıları yumurtayı da çok sevmektedir. Yumurtanın çiğ değil pişmiş olarak sunulması şartıyla haftada 2 -3 öğün verilebilir.<br />
4- Çeşitli sebzeler: Kedileri sadece et ağırlıklı beslemek tek tip beslenme olacağı için çeşitli zararlar içerebilir. Kedilerin severek tükettiği sebzeler arasında havuç, kabak ve ıspanak yer alıyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünyanın En Tehlikeli Sürüngenleri]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-dunyanin-en-tehlikeli-surungenleri--26656.html</link>
			<pubDate>Fri, 05 Feb 2021 13:23:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-dunyanin-en-tehlikeli-surungenleri--26656.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YILANLAR</span><br />
En tehlikeli sürüngenlerden biri olan yılanlar, pullarla kaplı olan vücut yapısı nedeniyle oldukça esnek bir sürünme şekline sahiptirler. Çok farklı türleri olan yılanları 16 farklı grup altında incelemek mümkündür. Gözlerinin çok iyi görmemesine rağmen koku alma kabiliyetleri onları eşsiz yapmaya yetmektedir. Etçil hayvan grubunda olan yılanlar, sürüngenler arasında avcı potansiyeli en yüksek olan hayvanlardır. En tehlikeli yılanlardan bazılarını anlatmak gerekirse;<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BÜYÜK PATRON YILANI</span><br />
En tehlikeli sürüngenlerin başında gelen Büyük Patron Yılanının anavatanı Avustralya’dır. Bir tek ısırığı 130 kişiyi öldürebilecek etkidedir. Bu yılanın zehri kas zayıflamasına ve felce neden olmakta, avını etkisiz duruma getirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARA MAMBA</span> <br />
Tehlikeli sürüngenlerden bir diğeri de Kara Mamba yılanıdır. 2,5 metre uzunluğu ve 4,5 kg civarındaki ağırlığı ile küçük sayılabilecek olan bu yılan saldırganlığı ile bilinmektedir. Tek bir ısırığı ile 100 kişiyi öldürebilecek zehir salgılamaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KRAL KOBRA YILANI</span> <br />
Kral kobra yılanının uzunluğu 7 metreye kadar çıkabilmekte ve dünyanın en tehlikeli sürüngeni olarak tanımlanmaktadır. En fazla 9 kg ağırlığa ulaşabilen bu yılan kendi türünü de avladığından yılan yiyici olarak da adlandırılmaktadır. Çok etkili bir zehre sahip olan Kral Kobra yılanının tek bir ısırığında çıkardığı zehri 20 insanı öldürecek kuvvettedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TİMSAHLAR</span><br />
Daha çok sıcak ya da ılıman iklimlerde yaşayan timsahlar, dünyanın en tehlikeli sürüngenlerinden biridir. Yılanlarda olduğu gibi timsahların da vücutları pullarla kaplanmıştır. Sürüngenlerin en irisi olan timsahların kuşlarla akrabalık bağlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Soylarının dinozorlar olduğu düşünülen timsahlar karada ve suda yaşayabilen dev canlılardır. Çene kasları ve dişlerinin parçalama kapasitesi oldukça yüksek olan timsahlar, kendilerine 1,5-2 metre kadar yaklaşan avlarını yakalamakta hiç zorlanmazlar. Yumurtalarını karada kuma gömen dişi timsahlar, tek seferde 50 yumurta bırakmakta üç ay kadar doğum yapmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TUZLU SU TİMSAHI</span> <br />
Tuzlu su timsahları 4,5-5 metrelik boyları ile en tehlikeli sürüngenlerden biridir. Erkek olanları dişlerine göre çok daha büyüktür. Erkek tuzlu su timsahlarının ağırlığı yaklaşık 1,500 kg’a dişileri de 450 kg’a kadar çıkabilmektedir. Hem su da hem de karada insanlar da dahil her canlı için tehlikelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NİL TİMSAHI</span><br />
5-6 metrelik boyları ile oldukça tehlikelidir. Yetişkin bir Nil timsahının ağırlığı 500 kg’a kadar çıkabilmektedir. Bu timsahların ise dişleri çok keskin bir yapıdadır ve avını bir çırpıda parçalamaktadır. Taze av seven Nil timsahları sürekli avlanırlar ve vakitlerinin çoğunu suda geçirirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KERTENKELELER</span><br />
Tehlikeli sürüngenlerden olan kertenkelelerin bilinen 3 bin kadar türü bulunmaktadır. Sıcak iklim hayvanı olan kertenkeleler soğuk yerlerde yaşayamazlar. Kertenkelelerin bazıları uçabilmekte, bazıları yüzebilmekte iken bazı türleri de renk değiştirebilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GİLA CANAVARI</span> <br />
Dünyanın en tehlikeli sürüngenlerinden biri olan Gila Canavarı, daha çok sıcak iklimlerde yaşamaktadırlar. Bu nedenle de genellikle çöllerde bulunurlar. 47 cm kadar uzunluğa sahip olabilen bu kertenkele türü zehrini aktardığında avının diyaframında felç etkisi yaratmakta ve nefessiz kalıp ölmesini sağlamaktadır. Pembe sarı renkli ve siyah lekeleri olan bu kertenkelenin ağırlığı yaklaşık 1,5 kg kadardır.<br />
 <br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEKSİKALI BONCUKLU KERTENKELE</span><br />
Gila Canavarı ile aynı aileden gelen bu kertenkelenin anavatanı Meksika’dır. Yaklaşık 60 cm boyu olan Boncuklu Kertenkele’nin adı, vücudundaki pulların boncuk gibi olmasından dolayıdır. Tat duyusu çok gelişmiş olan bu kertenkele, üzerinde pembe sarı lekeler bulunan siyah renge ve kuyruğunda da sarı şeritlere sahiptir. Oldukça ağır hareket eden Boncuklu kertenkelenin zehri alt çenelerindedir. Zehirlerini avına zerk edebilmek için çok büyük bir baskı ile ısırmaları gerekmektedir. Avını ısırdıkça da zehir etkisini arttırır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YILANLAR</span><br />
En tehlikeli sürüngenlerden biri olan yılanlar, pullarla kaplı olan vücut yapısı nedeniyle oldukça esnek bir sürünme şekline sahiptirler. Çok farklı türleri olan yılanları 16 farklı grup altında incelemek mümkündür. Gözlerinin çok iyi görmemesine rağmen koku alma kabiliyetleri onları eşsiz yapmaya yetmektedir. Etçil hayvan grubunda olan yılanlar, sürüngenler arasında avcı potansiyeli en yüksek olan hayvanlardır. En tehlikeli yılanlardan bazılarını anlatmak gerekirse;<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BÜYÜK PATRON YILANI</span><br />
En tehlikeli sürüngenlerin başında gelen Büyük Patron Yılanının anavatanı Avustralya’dır. Bir tek ısırığı 130 kişiyi öldürebilecek etkidedir. Bu yılanın zehri kas zayıflamasına ve felce neden olmakta, avını etkisiz duruma getirmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARA MAMBA</span> <br />
Tehlikeli sürüngenlerden bir diğeri de Kara Mamba yılanıdır. 2,5 metre uzunluğu ve 4,5 kg civarındaki ağırlığı ile küçük sayılabilecek olan bu yılan saldırganlığı ile bilinmektedir. Tek bir ısırığı ile 100 kişiyi öldürebilecek zehir salgılamaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KRAL KOBRA YILANI</span> <br />
Kral kobra yılanının uzunluğu 7 metreye kadar çıkabilmekte ve dünyanın en tehlikeli sürüngeni olarak tanımlanmaktadır. En fazla 9 kg ağırlığa ulaşabilen bu yılan kendi türünü de avladığından yılan yiyici olarak da adlandırılmaktadır. Çok etkili bir zehre sahip olan Kral Kobra yılanının tek bir ısırığında çıkardığı zehri 20 insanı öldürecek kuvvettedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TİMSAHLAR</span><br />
Daha çok sıcak ya da ılıman iklimlerde yaşayan timsahlar, dünyanın en tehlikeli sürüngenlerinden biridir. Yılanlarda olduğu gibi timsahların da vücutları pullarla kaplanmıştır. Sürüngenlerin en irisi olan timsahların kuşlarla akrabalık bağlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Soylarının dinozorlar olduğu düşünülen timsahlar karada ve suda yaşayabilen dev canlılardır. Çene kasları ve dişlerinin parçalama kapasitesi oldukça yüksek olan timsahlar, kendilerine 1,5-2 metre kadar yaklaşan avlarını yakalamakta hiç zorlanmazlar. Yumurtalarını karada kuma gömen dişi timsahlar, tek seferde 50 yumurta bırakmakta üç ay kadar doğum yapmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TUZLU SU TİMSAHI</span> <br />
Tuzlu su timsahları 4,5-5 metrelik boyları ile en tehlikeli sürüngenlerden biridir. Erkek olanları dişlerine göre çok daha büyüktür. Erkek tuzlu su timsahlarının ağırlığı yaklaşık 1,500 kg’a dişileri de 450 kg’a kadar çıkabilmektedir. Hem su da hem de karada insanlar da dahil her canlı için tehlikelidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NİL TİMSAHI</span><br />
5-6 metrelik boyları ile oldukça tehlikelidir. Yetişkin bir Nil timsahının ağırlığı 500 kg’a kadar çıkabilmektedir. Bu timsahların ise dişleri çok keskin bir yapıdadır ve avını bir çırpıda parçalamaktadır. Taze av seven Nil timsahları sürekli avlanırlar ve vakitlerinin çoğunu suda geçirirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KERTENKELELER</span><br />
Tehlikeli sürüngenlerden olan kertenkelelerin bilinen 3 bin kadar türü bulunmaktadır. Sıcak iklim hayvanı olan kertenkeleler soğuk yerlerde yaşayamazlar. Kertenkelelerin bazıları uçabilmekte, bazıları yüzebilmekte iken bazı türleri de renk değiştirebilmektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GİLA CANAVARI</span> <br />
Dünyanın en tehlikeli sürüngenlerinden biri olan Gila Canavarı, daha çok sıcak iklimlerde yaşamaktadırlar. Bu nedenle de genellikle çöllerde bulunurlar. 47 cm kadar uzunluğa sahip olabilen bu kertenkele türü zehrini aktardığında avının diyaframında felç etkisi yaratmakta ve nefessiz kalıp ölmesini sağlamaktadır. Pembe sarı renkli ve siyah lekeleri olan bu kertenkelenin ağırlığı yaklaşık 1,5 kg kadardır.<br />
 <br />
  <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEKSİKALI BONCUKLU KERTENKELE</span><br />
Gila Canavarı ile aynı aileden gelen bu kertenkelenin anavatanı Meksika’dır. Yaklaşık 60 cm boyu olan Boncuklu Kertenkele’nin adı, vücudundaki pulların boncuk gibi olmasından dolayıdır. Tat duyusu çok gelişmiş olan bu kertenkele, üzerinde pembe sarı lekeler bulunan siyah renge ve kuyruğunda da sarı şeritlere sahiptir. Oldukça ağır hareket eden Boncuklu kertenkelenin zehri alt çenelerindedir. Zehirlerini avına zerk edebilmek için çok büyük bir baskı ile ısırmaları gerekmektedir. Avını ısırdıkça da zehir etkisini arttırır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köpeklerin Sevdiği Yiyecekler]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kopeklerin-sevdigi-yiyecekler--26503.html</link>
			<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 11:38:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kopeklerin-sevdigi-yiyecekler--26503.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpekler Hangi Meyveleri Yemeli</span></span></span></span><br />
Ödül gibi verebileceğiniz ve köpeklerin yine severek yediği havuç, elma, armut, karpuz, ananas ve muzu sayabiliriz. Bu meyvelerin köpekler için faydası muhakkak vardır ama her biri şeker barındırdığından fazlasının zarar olduğu unutulmamalıdır. Köpek sahiplerinin aklındaki sorulara, meyvelerin faydalarıyla cevap verecek olursak;<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuç Köpeklere Zararlı Mı?</span></span></span></span><br />
Havuç köpeklere zararlı değil, aksine yararlıdır. Havuç antioksidandır, sindirim sistemine destek olur ve dişleri temizler<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font">Köpekler Elma Yer Mi?</span></span></span></span><br />
Evet, köpekler elma yer. Elma, A ve C vitamini kaynağıdır ve çekirdeksiz olarak küçük dilimler halinde verilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpekler Armut Yer Mi?</span></span></span></span><br />
Evet köpekler armut yerler. Bazı köpeklerin armut için yapamayacağı sevimlilik yoktur. Armut sindirim sistemi sağlığına destek olur.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpekler Karpuz Yer Mi?</span></span></span></span><br />
Sıcakta hemen hemen herkes gibi köpekler de karpuzu severek yer fakat karpuzun şekerden dolayı miktarını ayarlamak şarttır.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ananasın Köpeklere Yararı Nedir?</span></span></span></span><br />
Köpeklere ananas verilmesi kaka yeme problemi olan kaprofajinin önlenmesine yardım eder.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeklere Muz Verilir Mi?</span></span></span></span><br />
Evet köpeklere muz verilir, bazı köpekler de muz yemeyi severler. Muz B6 ve C vitaminlerinin yanı sıra amino asit, elektrolit, potasyum, magnezyum ve minerallerle doludur.<br />
 <br />
Elbette en fazla sevdiği şeyin et ve et ürünleri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Gerek doğalarının et obur olmaları, gerekse etin sindirebilirliği açısından köpekler için ideal olması köpekler en sevdiği ve en faydalı besinini et yapmaktadır. İşlenmiş etler yani salam sosis ve pastırma gibi ürünler köpeklerin sevdiği yiyecekler olsa da içeriğindeki baharat ve tuzların yoğunlu köpekler zarar verecektir. Çiğ etin köpeklerde parazite yol açabileceği de unutulmamalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpekler Hangi Meyveleri Yemeli</span></span></span></span><br />
Ödül gibi verebileceğiniz ve köpeklerin yine severek yediği havuç, elma, armut, karpuz, ananas ve muzu sayabiliriz. Bu meyvelerin köpekler için faydası muhakkak vardır ama her biri şeker barındırdığından fazlasının zarar olduğu unutulmamalıdır. Köpek sahiplerinin aklındaki sorulara, meyvelerin faydalarıyla cevap verecek olursak;<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Havuç Köpeklere Zararlı Mı?</span></span></span></span><br />
Havuç köpeklere zararlı değil, aksine yararlıdır. Havuç antioksidandır, sindirim sistemine destek olur ve dişleri temizler<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font">Köpekler Elma Yer Mi?</span></span></span></span><br />
Evet, köpekler elma yer. Elma, A ve C vitamini kaynağıdır ve çekirdeksiz olarak küçük dilimler halinde verilmelidir.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpekler Armut Yer Mi?</span></span></span></span><br />
Evet köpekler armut yerler. Bazı köpeklerin armut için yapamayacağı sevimlilik yoktur. Armut sindirim sistemi sağlığına destek olur.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpekler Karpuz Yer Mi?</span></span></span></span><br />
Sıcakta hemen hemen herkes gibi köpekler de karpuzu severek yer fakat karpuzun şekerden dolayı miktarını ayarlamak şarttır.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ananasın Köpeklere Yararı Nedir?</span></span></span></span><br />
Köpeklere ananas verilmesi kaka yeme problemi olan kaprofajinin önlenmesine yardım eder.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: open sans,sans-serif;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeklere Muz Verilir Mi?</span></span></span></span><br />
Evet köpeklere muz verilir, bazı köpekler de muz yemeyi severler. Muz B6 ve C vitaminlerinin yanı sıra amino asit, elektrolit, potasyum, magnezyum ve minerallerle doludur.<br />
 <br />
Elbette en fazla sevdiği şeyin et ve et ürünleri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Gerek doğalarının et obur olmaları, gerekse etin sindirebilirliği açısından köpekler için ideal olması köpekler en sevdiği ve en faydalı besinini et yapmaktadır. İşlenmiş etler yani salam sosis ve pastırma gibi ürünler köpeklerin sevdiği yiyecekler olsa da içeriğindeki baharat ve tuzların yoğunlu köpekler zarar verecektir. Çiğ etin köpeklerde parazite yol açabileceği de unutulmamalıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nesli Tükenen 10 Hayvan]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-nesli-tukenen-10-hayvan--26472.html</link>
			<pubDate>Sun, 31 Jan 2021 11:00:39 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-nesli-tukenen-10-hayvan--26472.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Cava Kaplanı</span></span><br />
İzinsiz avlanma ve yaşam alanlarını tahribatı nedeniyle 1993 yılında soyları tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Karayip Keşiş</span></span><br />
Foku Bir zamanlar Karayip Adaları'nda yaşayan fok cinsinin 2008 yılında soyu tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Dodo Mauritius</span></span><br />
adasında yaşadığı bilinen bu tropik kuşun soyu 17. yüzyılda tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Pinta Adası Kaplumbağası</span></span><br />
Galapagos takım adalarından Pinta'da yaşayan son Pinta Adası Kaplumbağası 2012 yılında, 100 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Siyah Batı</span></span><br />
Gergedanı İzinsiz avlanma sonucu soyları 2011 yılında tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Tüylü Mamut</span></span><br />
Soyları 4000 yıl önce tükenen Tüylü Mamut'ların, Asya'nın kutup bölgelerinde ve Kuzey Amerika'da yaşamış olduğu biliniyor.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Pirene Dağ Keçisi</span></span><br />
Son Pirene Dağ Keçisi'nin 2000 yılında öldüğü biliniyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">8. Büyük Dalıcı Martı</span></span><br />
Soyları 19. yüzyılın sonlarına doğru tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">9. Meksika Boz Ayısı</span></span><br />
Meksika'da yaşayan boz ayıların soylarının 1964 yılında tükendiği belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">10. Quagga Zebrası</span></span><br />
Bu zebra türünün soyu kürkleri için avlanması sebebiyle 19. yüzyılın sonlarında tükenmiştir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Cava Kaplanı</span></span><br />
İzinsiz avlanma ve yaşam alanlarını tahribatı nedeniyle 1993 yılında soyları tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Karayip Keşiş</span></span><br />
Foku Bir zamanlar Karayip Adaları'nda yaşayan fok cinsinin 2008 yılında soyu tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Dodo Mauritius</span></span><br />
adasında yaşadığı bilinen bu tropik kuşun soyu 17. yüzyılda tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Pinta Adası Kaplumbağası</span></span><br />
Galapagos takım adalarından Pinta'da yaşayan son Pinta Adası Kaplumbağası 2012 yılında, 100 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Siyah Batı</span></span><br />
Gergedanı İzinsiz avlanma sonucu soyları 2011 yılında tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Tüylü Mamut</span></span><br />
Soyları 4000 yıl önce tükenen Tüylü Mamut'ların, Asya'nın kutup bölgelerinde ve Kuzey Amerika'da yaşamış olduğu biliniyor.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Pirene Dağ Keçisi</span></span><br />
Son Pirene Dağ Keçisi'nin 2000 yılında öldüğü biliniyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">8. Büyük Dalıcı Martı</span></span><br />
Soyları 19. yüzyılın sonlarına doğru tükenmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">9. Meksika Boz Ayısı</span></span><br />
Meksika'da yaşayan boz ayıların soylarının 1964 yılında tükendiği belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">10. Quagga Zebrası</span></span><br />
Bu zebra türünün soyu kürkleri için avlanması sebebiyle 19. yüzyılın sonlarında tükenmiştir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünyadaki En Ölümcül 10 Canlı]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-dunyadaki-en-olumcul-10-canli--26294.html</link>
			<pubDate>Wed, 27 Jan 2021 08:45:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-dunyadaki-en-olumcul-10-canli--26294.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Tenyalar: </span>Yılda 700 ölüm Şimdiki ise parazitler dünyasından. Tenyalar kistiserosis isimli bir enfeksiyona yol açıyor ve yılda 700 civarı insanın ölümüne sebep oluyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Timsahlar: </span>Yılda 1000 ölüm Timsahlar Afrika’da en çok insan ölümüne sebep olan hayvanlar olarak kabul edilmiş (Birleşik Devletler’in Gıda ve Tarım Organizasyonu kaynaklı), ancak kesin rakamlar elde etmek güç.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Ascaris yuvarlak solucanları:</span> Yılda 4.500 ölüm <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ascaris </span>yuvarlak solucanları askariazis isimli bir enfeksiyona yol açıyor ve 2013 yılında yapılan bir yayına göre 4.500 kişinin ölümüne neden olmuş.<br />
Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre enfeksiyon insanların incebağırsağında oluşuyor ve yetişkinlere göre çocuklarda daha sık görülüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Tsetse sinekleri:</span> Yılda 10.000 ölüm Tsetse sineği uyku hastalığı denen bir hastalığı bulaştırıyor, bu hastalık bir parazit enfeksiyonu olup öncelerde baş ağrıları, ateş, mafsallarda ağrı ve kaşıntı yapıyor, daha sonra bazı ciddi nörolojik sorunlara yol açıyor. Ölüm sayısı azalmış durumda.<br />
Her yıl bildirilen yaklaşık 10.000 yeni vaka ile, yıllık ölümlerin tahmin edilen sayısı da düşmekte.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Katil böcekler:</span> Yılda 12.000 ölüm Katil böcek (öpen böcek olarak da biliniyor), Chagas hastalığını taşımakla meşhur ve ortalama yılda yaklaşık 12.000 kişiyi öldürüyor.<br />
Chagas hastalığı parazit enfeksiyonu olup böcek tarafından bulaştırılıyor, böcek insanları yüzlerinden ısırarak enfeksiyonu bulaştırıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Temiz su salyangozu:</span> Yılda 20.000 ölüm Temiz su salyangozu parazit kurtlar taşıyor ve skistozomiyazis isimli bir hastalığı bulaştırıyor. Bu hastalık şiddetli karın ağrısı, dışkıda ve idrarda kan gözlenmesi ile karakterize.<br />
Milyonlarca insan enfeksiyonu bulaştırıyor ve WHO tahminlerine göre skistozomiyazis kaynaklı 20.000-200.000 ölüm gerçekleşiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Köpekler:</span> Yılda 35.000 ölüm Köpekler ve bilhassa kuduz virüsü taşıyan köpekler, mevcut en ölümcül hayvanlardan biri, ancak virüsün aşı ile önlenmesi mümkün.<br />
Kuduz ile yaklaşık 35.000 ölüm gerçekleşiyor, WHO’ya göre bunların %99’unun sorumlusu köpekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Yılanlar:</span> Yılda 100.000 ölüm Yılan ısırmaları 2015 yılından itibaren 100.000’den fazla insanın ölümüne neden olmuş. Daha da kötüsü, esaslı bir panzehirin bulunmaması.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. İnsanlar:</span> Yılda 437.000 ölüm ABD Uyuşturucu ve Suç Ofisi’ne göre, 2012 yılında 437.000 cinayet oldu, böylelikle insanlar insanlara göre en ölümcül hayvan (ve en ölümcül memeli hayvan) olarak tescillendi. Kendimizin en kötü düşmanı henüz değiliz, ama çok yakınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Sivrisinekler:</span> Yılda 750.000 ölüm Sivrisinekler kanımızı emerler ve insandan insana virüs bulaştırırlar, hayvan kaynaklı ölümlerde ilk sırayı alırlar.<br />
<br />
Sıtma kendi başına, sivrisinek kaynaklı ölümlerin yarısından fazlasından sorumludur, büyük kısmı Sahra altı Afrika bölgesinde görülür, ancak sayının azaldığına yönelik raporlar var: 2000-2015 yılları arasında, WHO’nun tespitlerine göre sıtma sayısı %37 düşmüş.<br />
Dengue humması da sivrisinekler tarafından bulaştırılan bir hastalıktır, bazı Asya ve Latin Amerika ülkelerinde yaşayan çocuklar arasında önde gelen hastaneye yatma ve ölüm sebebi olmuştur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Tenyalar: </span>Yılda 700 ölüm Şimdiki ise parazitler dünyasından. Tenyalar kistiserosis isimli bir enfeksiyona yol açıyor ve yılda 700 civarı insanın ölümüne sebep oluyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Timsahlar: </span>Yılda 1000 ölüm Timsahlar Afrika’da en çok insan ölümüne sebep olan hayvanlar olarak kabul edilmiş (Birleşik Devletler’in Gıda ve Tarım Organizasyonu kaynaklı), ancak kesin rakamlar elde etmek güç.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Ascaris yuvarlak solucanları:</span> Yılda 4.500 ölüm <span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Ascaris </span>yuvarlak solucanları askariazis isimli bir enfeksiyona yol açıyor ve 2013 yılında yapılan bir yayına göre 4.500 kişinin ölümüne neden olmuş.<br />
Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre enfeksiyon insanların incebağırsağında oluşuyor ve yetişkinlere göre çocuklarda daha sık görülüyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Tsetse sinekleri:</span> Yılda 10.000 ölüm Tsetse sineği uyku hastalığı denen bir hastalığı bulaştırıyor, bu hastalık bir parazit enfeksiyonu olup öncelerde baş ağrıları, ateş, mafsallarda ağrı ve kaşıntı yapıyor, daha sonra bazı ciddi nörolojik sorunlara yol açıyor. Ölüm sayısı azalmış durumda.<br />
Her yıl bildirilen yaklaşık 10.000 yeni vaka ile, yıllık ölümlerin tahmin edilen sayısı da düşmekte.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Katil böcekler:</span> Yılda 12.000 ölüm Katil böcek (öpen böcek olarak da biliniyor), Chagas hastalığını taşımakla meşhur ve ortalama yılda yaklaşık 12.000 kişiyi öldürüyor.<br />
Chagas hastalığı parazit enfeksiyonu olup böcek tarafından bulaştırılıyor, böcek insanları yüzlerinden ısırarak enfeksiyonu bulaştırıyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Temiz su salyangozu:</span> Yılda 20.000 ölüm Temiz su salyangozu parazit kurtlar taşıyor ve skistozomiyazis isimli bir hastalığı bulaştırıyor. Bu hastalık şiddetli karın ağrısı, dışkıda ve idrarda kan gözlenmesi ile karakterize.<br />
Milyonlarca insan enfeksiyonu bulaştırıyor ve WHO tahminlerine göre skistozomiyazis kaynaklı 20.000-200.000 ölüm gerçekleşiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Köpekler:</span> Yılda 35.000 ölüm Köpekler ve bilhassa kuduz virüsü taşıyan köpekler, mevcut en ölümcül hayvanlardan biri, ancak virüsün aşı ile önlenmesi mümkün.<br />
Kuduz ile yaklaşık 35.000 ölüm gerçekleşiyor, WHO’ya göre bunların %99’unun sorumlusu köpekler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Yılanlar:</span> Yılda 100.000 ölüm Yılan ısırmaları 2015 yılından itibaren 100.000’den fazla insanın ölümüne neden olmuş. Daha da kötüsü, esaslı bir panzehirin bulunmaması.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. İnsanlar:</span> Yılda 437.000 ölüm ABD Uyuşturucu ve Suç Ofisi’ne göre, 2012 yılında 437.000 cinayet oldu, böylelikle insanlar insanlara göre en ölümcül hayvan (ve en ölümcül memeli hayvan) olarak tescillendi. Kendimizin en kötü düşmanı henüz değiliz, ama çok yakınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Sivrisinekler:</span> Yılda 750.000 ölüm Sivrisinekler kanımızı emerler ve insandan insana virüs bulaştırırlar, hayvan kaynaklı ölümlerde ilk sırayı alırlar.<br />
<br />
Sıtma kendi başına, sivrisinek kaynaklı ölümlerin yarısından fazlasından sorumludur, büyük kısmı Sahra altı Afrika bölgesinde görülür, ancak sayının azaldığına yönelik raporlar var: 2000-2015 yılları arasında, WHO’nun tespitlerine göre sıtma sayısı %37 düşmüş.<br />
Dengue humması da sivrisinekler tarafından bulaştırılan bir hastalıktır, bazı Asya ve Latin Amerika ülkelerinde yaşayan çocuklar arasında önde gelen hastaneye yatma ve ölüm sebebi olmuştur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Renk Değiştiren 7 Hayvan]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-renk-degistiren-7-hayvan--25592.html</link>
			<pubDate>Tue, 12 Jan 2021 13:46:25 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-renk-degistiren-7-hayvan--25592.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.Kutup Tilkisi</span></span><br />
Kutup tilkileri, 40 ile 70 cm arasında değişen boyutlardadır. Kalın karlar altında yaptıkları yuvalarında yaşarlar. Mükemmel bir işitme yeteneği vardır böylelikle sisli hava şartlarında dahi avlanmayı başarabilirler. -50 derecede hayatta kalmayı başara bilen hayvanlardır. Renkleri kış boyunda kar beyazı gibidir. Böylelikle avlanma sırasında doğal bir kamufle oluşturur. Yaz aylarında ise rengi kahverengine döner.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.Altın Kaplumbağa Böceği</span></span><br />
Altın kaplumbağa böceği, Kuzey Amerika'ya özgü küçük bir böcektir. Renkleri hızlı bir şekilde değiştirme yeteneği vardır, Tehdit edildiğinde, altın kaplumbağa böceği renklerini parlak altın rengini turuncuya çevirecektir. Bu renk değişimi genellikle 2 dakikanın altında gerçekleşir. Altın böcekleri renklerin değiştirdiğinde zehirli bir böcekmiş gibi görünür ve düşmanlarını yanıltır. Boyları çok 7mm civarındadır.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Pasifik Ağaç Kurbağası</span></span><br />
Pasifik Ağaç kurbağası, Kuzey Amerikanın batı kıyılarında genellikle görülür. Yapışkan ayakları sayesinde kolayca dallara tutunur ve tırmanır. En büyük özellikleri bulundukları yenin rengine bir kaç dakikada girebiliyor olmalarıdır. Bu özellik sayesinde avcıları olan kuşlar ve yılanlardan saklanmayı başarıyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.Taklitçi Ahtapot</span></span><br />
Mimik ahtapot, Hint ve Pasifik okyanuslarında bulunan akıllı ve şaşırtıcı bir su hayvanıdır. Taklitçi ahtapot, diğer canlıları taklit edebilen bir ahtapot türüdür. Taklitçi ahtapot aslan balığı, deniz yılanı, pisi balığı, vatoz, deniz anası, deniz şakayığı ve peygamberdevesi karidesi gibi hayvanları taklit edebilmektedir. Bunu kollarını ve gövdesini biçimlendirip rengini değiştirerek yapmaktadır. Bunları yaparken Taklitçi ahtapotlar, hangi tür hayvanların diğerinden daha iyi olduğunu biliyor ve güçlü olanı taklit ediyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Pisi Balığı</span></span><br />
Pisi Balığı, bir yerden başka bir yere taşındığında oranın ortamına hemen adapte olur ve rengini 5 ile 10 saniye arasında bulunduğu konumun rengine dönüştürür. Pisi balıkları genellikle geceleri avlanırlar av olmamak için. Genellikle deniz tabanında hareketsizce beklerler Fırtınalar yengeçler, karidesler ve küçük balıklar ani reaksiyonlarla saldırılar ve onlarla beslenirler.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Mürekkep Balığı</span></span><br />
Mürekkep balığı dünya okyanuslarında bulunan orta ölçekli kafadan bacaklılardır. Dünyada 100'den fazla farklı türde mürekkep balığı var. Mürekkep balığı mükemmel kamuflaj gücü ile bilinir. Milyonlarca pigment hücresinin yardımıyla, mürekkep balığı, çevreye uygun olarak rengini kolayca değiştirebilir. Bu nedenle, deniz tabanındaki mürekkep balığı tamamen görünmez olabilir. Mürekkep balıkları, dünyadaki okyanuslardaki en akıllı omurgasızlardan biridir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Bukalemun</span></span><br />
Bukalemun, 7 den 70’e herkesin renk değiştirme özelliğini bildiği bir hayvandır. Ten renginin hızlı değişimi, bukalemunların en belirgin özelliğidir. Tabii ki, bukalemunlar bu davranışı kullanarak çevreye mükemmel şekilde uyum sağlayabilir. Ancak, bukalemunların ten renginin değişmesi, aslında ruh halinin, sıcaklığın ve çevredeki ışığın yoğunluğunun değişmesinden kaynaklanır. Bazı bukalemun türleri hemen hemen her renge dönüşebilir. Bukalemunların ciltlerinin altında özel pigment taşıyan hücreler bulunur. Bu değişiklik sadece 16-20 saniyede gerçekleşecek. Büyük çoğunluğu Madagaskar adasında yaşıyor. Gözleri 360 derecelik açıyı görebilir. Bukalemunların dilleri vücutlarının yaklaşık iki katıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7.Kutup Tilkisi</span></span><br />
Kutup tilkileri, 40 ile 70 cm arasında değişen boyutlardadır. Kalın karlar altında yaptıkları yuvalarında yaşarlar. Mükemmel bir işitme yeteneği vardır böylelikle sisli hava şartlarında dahi avlanmayı başarabilirler. -50 derecede hayatta kalmayı başara bilen hayvanlardır. Renkleri kış boyunda kar beyazı gibidir. Böylelikle avlanma sırasında doğal bir kamufle oluşturur. Yaz aylarında ise rengi kahverengine döner.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6.Altın Kaplumbağa Böceği</span></span><br />
Altın kaplumbağa böceği, Kuzey Amerika'ya özgü küçük bir böcektir. Renkleri hızlı bir şekilde değiştirme yeteneği vardır, Tehdit edildiğinde, altın kaplumbağa böceği renklerini parlak altın rengini turuncuya çevirecektir. Bu renk değişimi genellikle 2 dakikanın altında gerçekleşir. Altın böcekleri renklerin değiştirdiğinde zehirli bir böcekmiş gibi görünür ve düşmanlarını yanıltır. Boyları çok 7mm civarındadır.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5.Pasifik Ağaç Kurbağası</span></span><br />
Pasifik Ağaç kurbağası, Kuzey Amerikanın batı kıyılarında genellikle görülür. Yapışkan ayakları sayesinde kolayca dallara tutunur ve tırmanır. En büyük özellikleri bulundukları yenin rengine bir kaç dakikada girebiliyor olmalarıdır. Bu özellik sayesinde avcıları olan kuşlar ve yılanlardan saklanmayı başarıyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4.Taklitçi Ahtapot</span></span><br />
Mimik ahtapot, Hint ve Pasifik okyanuslarında bulunan akıllı ve şaşırtıcı bir su hayvanıdır. Taklitçi ahtapot, diğer canlıları taklit edebilen bir ahtapot türüdür. Taklitçi ahtapot aslan balığı, deniz yılanı, pisi balığı, vatoz, deniz anası, deniz şakayığı ve peygamberdevesi karidesi gibi hayvanları taklit edebilmektedir. Bunu kollarını ve gövdesini biçimlendirip rengini değiştirerek yapmaktadır. Bunları yaparken Taklitçi ahtapotlar, hangi tür hayvanların diğerinden daha iyi olduğunu biliyor ve güçlü olanı taklit ediyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3.Pisi Balığı</span></span><br />
Pisi Balığı, bir yerden başka bir yere taşındığında oranın ortamına hemen adapte olur ve rengini 5 ile 10 saniye arasında bulunduğu konumun rengine dönüştürür. Pisi balıkları genellikle geceleri avlanırlar av olmamak için. Genellikle deniz tabanında hareketsizce beklerler Fırtınalar yengeçler, karidesler ve küçük balıklar ani reaksiyonlarla saldırılar ve onlarla beslenirler.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2.Mürekkep Balığı</span></span><br />
Mürekkep balığı dünya okyanuslarında bulunan orta ölçekli kafadan bacaklılardır. Dünyada 100'den fazla farklı türde mürekkep balığı var. Mürekkep balığı mükemmel kamuflaj gücü ile bilinir. Milyonlarca pigment hücresinin yardımıyla, mürekkep balığı, çevreye uygun olarak rengini kolayca değiştirebilir. Bu nedenle, deniz tabanındaki mürekkep balığı tamamen görünmez olabilir. Mürekkep balıkları, dünyadaki okyanuslardaki en akıllı omurgasızlardan biridir.<br />
<br />
<span style="color: #c0392b;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1.Bukalemun</span></span><br />
Bukalemun, 7 den 70’e herkesin renk değiştirme özelliğini bildiği bir hayvandır. Ten renginin hızlı değişimi, bukalemunların en belirgin özelliğidir. Tabii ki, bukalemunlar bu davranışı kullanarak çevreye mükemmel şekilde uyum sağlayabilir. Ancak, bukalemunların ten renginin değişmesi, aslında ruh halinin, sıcaklığın ve çevredeki ışığın yoğunluğunun değişmesinden kaynaklanır. Bazı bukalemun türleri hemen hemen her renge dönüşebilir. Bukalemunların ciltlerinin altında özel pigment taşıyan hücreler bulunur. Bu değişiklik sadece 16-20 saniyede gerçekleşecek. Büyük çoğunluğu Madagaskar adasında yaşıyor. Gözleri 360 derecelik açıyı görebilir. Bukalemunların dilleri vücutlarının yaklaşık iki katıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nesli Tükenmekte Olan 10 Hayvan]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-nesli-tukenmekte-olan-10-hayvan--25222.html</link>
			<pubDate>Thu, 07 Jan 2021 23:20:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-nesli-tukenmekte-olan-10-hayvan--25222.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Cava Gergedanı</span></span><br />
Rhinocerotidae familyasından kalan beş gergedan türünden biri olan Cava Gergedanı, eskiden Cava Adası’nın batısından Çin’in güneyine kadar bir alanda yaşardı. Günümüzde sadece Cava Adası’nda bulunan Ujung Kulon Milli Parkında yaşamakta. Son tahminlere göre Cava Gergedanı’nın sayısı 60’tan az. Cava Gergedanı’nın neslinin tükenmesinin en büyük nedeni ise Çin tıbbında gergedan boynuzunun şifa verici güçleri olduğuna inanılması. Bu da kendisi nesli tükenmekte olan hayvanlar listesine sokuyordu…<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Çita</span></span><br />
Kedigiller familyasından olan Çita, dünyanın en hızlı koşan kara hayvanı olarak biliniyor. Ancak 2016’da Çita’ların sayısının 7 binlere kadar düştüğü ve yüksek risk altında oldukları açıklandı. Çita popülasyonu en çok Asya bölgesinde zarar görüyor.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Sumatra orangutanı</span></span><br />
Doğal ortamlarını 50’li yaşlarını nadiren gören Sumatra orangutanları 2018 yılı verlerine göre Dünya’da yalnızca 14,600 tane kaldı. Dünya’nın en yaşlı Sumatra orangutanı ise geçen yıl 62 yaşında Avustralya’nın Perth kentindeki bir hayvanat bahçesinde öldü.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color">4. Deri sırtlı deniz kaplumbağası</span></span><br />
Boyları 2 metreye ulaşabilen ve ortalama 600-1000 kg ağırlığa sahip olan deri sırtlı deniz kaplumbağaları tropikal ve tropik altı okyanuslarda yaşıyor. Bu kaplumbağaların 110 milyon yıl kadar önce Kretase Dönem’de evrimleştiği tahmin ediliyor. Ortalama 30-50 yıl yaşıyorlar. Ancak onlar da nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color">5. Kutup ayıları</span></span><br />
Kutup ayıları nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinin başında geliyor. Nesillerinin tükenmesinin en büyük sebebiyse iklim değişikliği. avlanmak, beslenmek ve dinlenmek için kullandıkları buz kütleleri, iklim değişikliği nedeniyle büyük bir hızla eriyor. Bu durum onların hayatta kalmalarını zorlaştırıyor. Kutup ayılarının nüfusları son 10 yılda yarı yarıya düştü. Yani bu güzel canlılar iklim değişikliğine karşı verdikleri savaşı maalesef kaybediyorlar…<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Macellan pengueni</span></span><br />
Küresel ısınmanın bir diğer kurbanı da Macellan penguenleri. Özellikle Güney Arjantin’de büyük risk altında bulunan bu penguenler Antarktika’nın buzlu sularında yaşayan balıkların azalması ve okyanus akıntılarının ısınması nedeniyle göç ediyor. Yeni yiyecek bulmak için yüzlerce kilometre seyahat etmek zorunda kalan penguenler bu yolculuk sırasında diğer canlılar tarafından yeniyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Altın Başlı Langur</span></span><br />
Çoğunlukla Vietnam’da yaşayan Altın başlı langurlar uzun yıllardır koruma altında. 2017 verilerine göre sayılarının 70’ten az olduğu biliniyor.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Cross River Gorili</span></span><br />
1980’lerden itibaren sayılara azanan Cross River gorilleri genellikle Nijerya ve Kamerun’daki dağlık ormanlarda yaşıyor. Dünyanın en ender görülen 25 primat türü arasında yer alan bu gorillerin hayatta kalanlarının sayısının 300’den az olduğu tahmin ediliyor.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Sumatra kaplanı</span></span><br />
Yeryüzündeki en küçük kaplan türü olarak bilinen Sumatra kaplanlarının sayısının 400’den az olduğu biliniyor. Buna rağmen Sumatra Adası’nın Riau eyaletinin Muara Lembu köyünde tuzağa takılan dişi bir Sumatra kaplanı ölü bulunmuştu. Yani nesli tükenen hayvanların en büyük düşmanı ne yazık ki insanlar.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Dağ gorili</span></span><br />
Doğu gorillerinin iki alt türünden biri olan Dağ gorilleri genellikle Uganda’da, Doğu Afrika ülkesi olan Rwanda’nın volkanik yamaçlarında ve Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda yaşarlar. Yaşam alanlarının diğer gorillere göre daha küçük olması tükenme risklerini arttırmakta. Dağ gorilleri 1996 ile 2016 yılları arasında popülasyonlarının %70’ini kaybettiler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Cava Gergedanı</span></span><br />
Rhinocerotidae familyasından kalan beş gergedan türünden biri olan Cava Gergedanı, eskiden Cava Adası’nın batısından Çin’in güneyine kadar bir alanda yaşardı. Günümüzde sadece Cava Adası’nda bulunan Ujung Kulon Milli Parkında yaşamakta. Son tahminlere göre Cava Gergedanı’nın sayısı 60’tan az. Cava Gergedanı’nın neslinin tükenmesinin en büyük nedeni ise Çin tıbbında gergedan boynuzunun şifa verici güçleri olduğuna inanılması. Bu da kendisi nesli tükenmekte olan hayvanlar listesine sokuyordu…<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Çita</span></span><br />
Kedigiller familyasından olan Çita, dünyanın en hızlı koşan kara hayvanı olarak biliniyor. Ancak 2016’da Çita’ların sayısının 7 binlere kadar düştüğü ve yüksek risk altında oldukları açıklandı. Çita popülasyonu en çok Asya bölgesinde zarar görüyor.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Sumatra orangutanı</span></span><br />
Doğal ortamlarını 50’li yaşlarını nadiren gören Sumatra orangutanları 2018 yılı verlerine göre Dünya’da yalnızca 14,600 tane kaldı. Dünya’nın en yaşlı Sumatra orangutanı ise geçen yıl 62 yaşında Avustralya’nın Perth kentindeki bir hayvanat bahçesinde öldü.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color">4. Deri sırtlı deniz kaplumbağası</span></span><br />
Boyları 2 metreye ulaşabilen ve ortalama 600-1000 kg ağırlığa sahip olan deri sırtlı deniz kaplumbağaları tropikal ve tropik altı okyanuslarda yaşıyor. Bu kaplumbağaların 110 milyon yıl kadar önce Kretase Dönem’de evrimleştiği tahmin ediliyor. Ortalama 30-50 yıl yaşıyorlar. Ancak onlar da nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color">5. Kutup ayıları</span></span><br />
Kutup ayıları nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinin başında geliyor. Nesillerinin tükenmesinin en büyük sebebiyse iklim değişikliği. avlanmak, beslenmek ve dinlenmek için kullandıkları buz kütleleri, iklim değişikliği nedeniyle büyük bir hızla eriyor. Bu durum onların hayatta kalmalarını zorlaştırıyor. Kutup ayılarının nüfusları son 10 yılda yarı yarıya düştü. Yani bu güzel canlılar iklim değişikliğine karşı verdikleri savaşı maalesef kaybediyorlar…<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Macellan pengueni</span></span><br />
Küresel ısınmanın bir diğer kurbanı da Macellan penguenleri. Özellikle Güney Arjantin’de büyük risk altında bulunan bu penguenler Antarktika’nın buzlu sularında yaşayan balıkların azalması ve okyanus akıntılarının ısınması nedeniyle göç ediyor. Yeni yiyecek bulmak için yüzlerce kilometre seyahat etmek zorunda kalan penguenler bu yolculuk sırasında diğer canlılar tarafından yeniyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Altın Başlı Langur</span></span><br />
Çoğunlukla Vietnam’da yaşayan Altın başlı langurlar uzun yıllardır koruma altında. 2017 verilerine göre sayılarının 70’ten az olduğu biliniyor.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Cross River Gorili</span></span><br />
1980’lerden itibaren sayılara azanan Cross River gorilleri genellikle Nijerya ve Kamerun’daki dağlık ormanlarda yaşıyor. Dünyanın en ender görülen 25 primat türü arasında yer alan bu gorillerin hayatta kalanlarının sayısının 300’den az olduğu tahmin ediliyor.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Sumatra kaplanı</span></span><br />
Yeryüzündeki en küçük kaplan türü olarak bilinen Sumatra kaplanlarının sayısının 400’den az olduğu biliniyor. Buna rağmen Sumatra Adası’nın Riau eyaletinin Muara Lembu köyünde tuzağa takılan dişi bir Sumatra kaplanı ölü bulunmuştu. Yani nesli tükenen hayvanların en büyük düşmanı ne yazık ki insanlar.<br />
<br />
<span style="color: #e74c3c;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Dağ gorili</span></span><br />
Doğu gorillerinin iki alt türünden biri olan Dağ gorilleri genellikle Uganda’da, Doğu Afrika ülkesi olan Rwanda’nın volkanik yamaçlarında ve Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda yaşarlar. Yaşam alanlarının diğer gorillere göre daha küçük olması tükenme risklerini arttırmakta. Dağ gorilleri 1996 ile 2016 yılları arasında popülasyonlarının %70’ini kaybettiler.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köpekler Nasıl Doğru Şekilde Sevilir ?]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kopekler-nasil-dogru-sekilde-sevilir--25028.html</link>
			<pubDate>Sun, 03 Jan 2021 14:19:54 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kopekler-nasil-dogru-sekilde-sevilir--25028.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">Köpeğe Dikkatli Bir Şekilde Yaklaşmak</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeği sevmek için sahibinden izin iste.</span> Köpek sıcakkanlı görünüyor olabilir, ancak köpeği tanımıyorsan yabancılara karşı nasıl tepki verdiğini anlamanın bir yolu yoktur. Sahibi burada söylenenlerden farklı olan özel talimatlar veriyorsa onlara uy. Sahibi köpeği sevmene izin verirse sahibine köpeğin neresinden sevilmekten hoşlandığını sor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeğin sahibi yoksa dikkatli ol.</span> Sokakta sahipsiz gezen bir köpek görürsen dikkatli davran ve gerekirse kendini savunmak için pozisyonda kal. Bir şey yiyen veya çiğneyen köpeklerde olduğu gibi bir bahçede veya kısıtlı alana sahip başka bir yerde zincirle bağlanmış veya bırakılmış köpeklerin de ısırma ihtimali daha yüksektir. Bu köpeklere dikkatli bir şekilde yaklaş ve aşağıda tarif edilmiş olduğu gibi herhangi bir saldırganlık belirtisinde onları sevme girişiminden vazgeç.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpek saldırganlık veya rahatsızlık belirtileri gösterirse geri çekil.</span> Saldırganlık belirtileri arasında havlama, dik duran kuyruk, dikleştirilmiş boyun tüyleri, hırlama veya sertleştirilmiş vücut bulunur. Rahatsızlık, korku veya kaygı belirtileri arasında dudak yalama, köpeğin gözlerinin beyazlarının görünmesi, göz temasından kaçınma, kuyruğu aşağıda tutma, esneme veya kulakları geriye çekme bulunur. Asla bir köpeğin gözlerine dik dik bakma; bu genellikle onunla kavga etmek istediğini düşünmesine sebep olur. Köpek sakinleşmez veya otuz saniye içinde sana yaklaşmazsa girişiminden vazgeç.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeği yaklaşmaya davet etmek için eğil veya çömel.</span> Çömelip onun seviyesine yaklaşarak köpeği ilk adımı atmaya davet et. Kendine daha fazla güvenen köpeklerin karşısında sadece hafifçe eğilmen gerekir, ancak doğrudan köpeğin üzerine eğilme çünkü bu kendisini tehdit ediliyormuş gibi hissettirebilir. Bazen kendini tanıtarak köpeğin sakinleşmesini sağlayabilirsin. Köpekler kendilerini koklayarak tanıtır. İnsanlar kendilerini birbirlerine el sıkışarak tanıtırlar. Bu, bir insan kendisini köpeğe tanıtırken de işe yarar. İnsan elinin tersini köpeğin burnuna doğru uzattığında köpek eli koklarsa genellikle sakinleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Utangaç köpekleri tatlı sözle yakınlaştır.</span> Hareketsiz bir şekilde çömelmek köpeği çekmediyse ve utangaç veya ürkek davranıyorsa (kaçıyorsa veya saklanıyorsa) göz teması tehdit edici olabileceği için farklı yöne bak. Yumuşak, yavaş, gönül yapıcı sesler çıkar; bunların ne olduğu önemli değildir, ancak yüksek seslerden veya köpeği korkutacak seslerden kaçın. Daha küçük ve daha az tehdit edici görünmek için vücudunu bir yana çevir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yumruğunu uzat.</span> Bu adımlardan sonra köpek sevilmeyi kabul eder gibi görünüyorsa ya da en azından rahatlamış görünüyorsa ve saldırganlık veya rahatsızlık belirtileri göstermiyorsa incelemesi için yumruğunu uzat. Yumruğunu doğrudan yüzüne doğru değil, burnuna doğru uzat. Köpeğin yaklaşmasına ve istediği kadar elinin arkasını koklamasına izin ver.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeğin rahat olup olmadığına bak.</span> Köpeğin kasları gevşekse (sert veya gergin değilse) ya da kısa göze teması kurar veya kuyruğunu sallarsa muhtemelen senin yanında rahattır. Ancak kuyruk sallama köpeğin gergin olduğu ve ısırmaya hazır olduğu anlamına da gelir.Bir sonraki aşamaya geç, ancak uzaklaşmaya çalışırsa sevmeyi bırak ve sabit yumruğunu tekrar uzat.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #c0392b;" class="mycode_color">Köpeğe Dikkatli Bir Şekilde Yaklaşmak</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeği sevmek için sahibinden izin iste.</span> Köpek sıcakkanlı görünüyor olabilir, ancak köpeği tanımıyorsan yabancılara karşı nasıl tepki verdiğini anlamanın bir yolu yoktur. Sahibi burada söylenenlerden farklı olan özel talimatlar veriyorsa onlara uy. Sahibi köpeği sevmene izin verirse sahibine köpeğin neresinden sevilmekten hoşlandığını sor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeğin sahibi yoksa dikkatli ol.</span> Sokakta sahipsiz gezen bir köpek görürsen dikkatli davran ve gerekirse kendini savunmak için pozisyonda kal. Bir şey yiyen veya çiğneyen köpeklerde olduğu gibi bir bahçede veya kısıtlı alana sahip başka bir yerde zincirle bağlanmış veya bırakılmış köpeklerin de ısırma ihtimali daha yüksektir. Bu köpeklere dikkatli bir şekilde yaklaş ve aşağıda tarif edilmiş olduğu gibi herhangi bir saldırganlık belirtisinde onları sevme girişiminden vazgeç.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpek saldırganlık veya rahatsızlık belirtileri gösterirse geri çekil.</span> Saldırganlık belirtileri arasında havlama, dik duran kuyruk, dikleştirilmiş boyun tüyleri, hırlama veya sertleştirilmiş vücut bulunur. Rahatsızlık, korku veya kaygı belirtileri arasında dudak yalama, köpeğin gözlerinin beyazlarının görünmesi, göz temasından kaçınma, kuyruğu aşağıda tutma, esneme veya kulakları geriye çekme bulunur. Asla bir köpeğin gözlerine dik dik bakma; bu genellikle onunla kavga etmek istediğini düşünmesine sebep olur. Köpek sakinleşmez veya otuz saniye içinde sana yaklaşmazsa girişiminden vazgeç.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeği yaklaşmaya davet etmek için eğil veya çömel.</span> Çömelip onun seviyesine yaklaşarak köpeği ilk adımı atmaya davet et. Kendine daha fazla güvenen köpeklerin karşısında sadece hafifçe eğilmen gerekir, ancak doğrudan köpeğin üzerine eğilme çünkü bu kendisini tehdit ediliyormuş gibi hissettirebilir. Bazen kendini tanıtarak köpeğin sakinleşmesini sağlayabilirsin. Köpekler kendilerini koklayarak tanıtır. İnsanlar kendilerini birbirlerine el sıkışarak tanıtırlar. Bu, bir insan kendisini köpeğe tanıtırken de işe yarar. İnsan elinin tersini köpeğin burnuna doğru uzattığında köpek eli koklarsa genellikle sakinleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Utangaç köpekleri tatlı sözle yakınlaştır.</span> Hareketsiz bir şekilde çömelmek köpeği çekmediyse ve utangaç veya ürkek davranıyorsa (kaçıyorsa veya saklanıyorsa) göz teması tehdit edici olabileceği için farklı yöne bak. Yumuşak, yavaş, gönül yapıcı sesler çıkar; bunların ne olduğu önemli değildir, ancak yüksek seslerden veya köpeği korkutacak seslerden kaçın. Daha küçük ve daha az tehdit edici görünmek için vücudunu bir yana çevir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yumruğunu uzat.</span> Bu adımlardan sonra köpek sevilmeyi kabul eder gibi görünüyorsa ya da en azından rahatlamış görünüyorsa ve saldırganlık veya rahatsızlık belirtileri göstermiyorsa incelemesi için yumruğunu uzat. Yumruğunu doğrudan yüzüne doğru değil, burnuna doğru uzat. Köpeğin yaklaşmasına ve istediği kadar elinin arkasını koklamasına izin ver.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Köpeğin rahat olup olmadığına bak.</span> Köpeğin kasları gevşekse (sert veya gergin değilse) ya da kısa göze teması kurar veya kuyruğunu sallarsa muhtemelen senin yanında rahattır. Ancak kuyruk sallama köpeğin gergin olduğu ve ısırmaya hazır olduğu anlamına da gelir.Bir sonraki aşamaya geç, ancak uzaklaşmaya çalışırsa sevmeyi bırak ve sabit yumruğunu tekrar uzat.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muhabbet Kuşu Hastalıkları]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-muhabbet-kusu-hastaliklari--24875.html</link>
			<pubDate>Tue, 29 Dec 2020 13:18:09 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-muhabbet-kusu-hastaliklari--24875.html</guid>
			<description><![CDATA[1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mantar</span>:Belirtileri, kuşlar bitliymiş gibi tiftiklenirler, tüylerde dökülme olur, vücudundaki kellikler ve görünen yerlerde, kızarıklıklar, pullanma gözükür ve bulaşıcıdır. <br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sindirim</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sistemi Bozukluğu</span>:Yanlış beslenme ve mikroplu <a href="https://www.ajanimo.com/maksat-muhabbet-olsun-kuslar-ne-yer-ne-yemez/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">gıdalar</a> nedeniyle hayvanı yavaş yavaş hasta eder. Karın altındaki damarlar yeşil olmaya başlar, kızarıklıklar meydana gelir ve hafif kararma olur.<br />
<br />
3. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Solunum Yolları Bozukluğu</span>:Muhabbet kuşu, boğazına bir şeyler takılmış gibi ağzını açıp kapatır; kuyruğundan nefes alıyormuş gibi kuyruğunu sallar.<br />
<br />
4. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çiçek</span>:En belirgin özelliği, kesin ve çabuk kitlesel ölümlerdir. Çok çabuk bulaşır ( 7-8 gün içinde). Gaga, göz çevresi ve ayaklarda gözükür. Hastalanan kuş aşısı yapılmazsa kısa sürede ölebilir.Çiçek hastalığı virüstür. Tedavisinde antibiyotikler faydalı olmaz.<br />
<br />
 5. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İshal</span>:Mikrobik ve gıdaya bağlı olmak üzere iki türlüdür. Mikrobik olmayan ishalde diyet uygulanır; Mama, yumurta verilmez sade ince yem ve yulaf verilir. Mamalıkta sürekli haşlanmış patates bulundurulmalı ve kaybettiği su kaybı için marulun kart yapraklarından veya ıspanak çok az olarak verilmelidir.İshali önlemenin en önemli yöntemi, kafes/kümes ekipmanlarının temizliği, temiz su kullanımı, temiz mama ve yem kullanımı ile mümkündür. Haspır ve benzeri tohumlar elenmeli, temiz kuru bir yerde muhafaza edilmeli, zaman zaman koklanıp kokusunun normal olup olmadığı tespit edilmelidir. Küf kokusu olan tohumlar asla kullanılmamalıdır. <br />
<br />
6. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bronşit</span>:Solunum güçlüğü,sık sık nefes alma ve soluk alırken duyulan görülen belirtilerdir. Hastalığın ilk devrelerinde yüksek ateş görülür, eğer önlem alınmazsa hastalık muhabbet kuşunun ölümüne yol açabilir.<br />
<br />
7. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Astım</span>:Kanaryanın soluk almada zorluk çekmesi,sık sık ve hırıltılı soluması ile kendini belli eden bir hastalıktır. Astımlı kuş ötmeye karşı isteksiz ve ötüş kalitesinden çok şey kaybetmiştir.Genellikle uzun süren bronşitlerden sonra ortaya çıkması tanıtıcı bir niteliğidir.Nedenleri, yerleşmiş nezle ve bronşit, bakımsızlık, kirli ve dumanlı hava, tozlu yem ve tozlu ortam gibi elverişsiz koşullar ve tedavisizlik gibi etkenlerle solunum organlarında kronik, iyileştirilmesi güç bir rahatsızlığa dönüşmesidir. <br />
<br />
8.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Romatizma</span> :Romatizmalı muhabbet kuşu, tünek üzerinde tutunamaz, düşer. Yürümekte zorluk çektiği, yürüyemediği, düştüğü yerde kaldığı, ayağa kalkamadığı görülür.Nem oranı yüksek serin ve rutubetli yerlerde sürekli yaşamak zorunda bırakılan, banyo yapıp geceyi ıslak veya nemli tüylerle geçirmeyi bir alışkanlık haline getiren muhabbet kuşlarında görülür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mantar</span>:Belirtileri, kuşlar bitliymiş gibi tiftiklenirler, tüylerde dökülme olur, vücudundaki kellikler ve görünen yerlerde, kızarıklıklar, pullanma gözükür ve bulaşıcıdır. <br />
<br />
2. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sindirim</span> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sistemi Bozukluğu</span>:Yanlış beslenme ve mikroplu <a href="https://www.ajanimo.com/maksat-muhabbet-olsun-kuslar-ne-yer-ne-yemez/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">gıdalar</a> nedeniyle hayvanı yavaş yavaş hasta eder. Karın altındaki damarlar yeşil olmaya başlar, kızarıklıklar meydana gelir ve hafif kararma olur.<br />
<br />
3. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Solunum Yolları Bozukluğu</span>:Muhabbet kuşu, boğazına bir şeyler takılmış gibi ağzını açıp kapatır; kuyruğundan nefes alıyormuş gibi kuyruğunu sallar.<br />
<br />
4. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çiçek</span>:En belirgin özelliği, kesin ve çabuk kitlesel ölümlerdir. Çok çabuk bulaşır ( 7-8 gün içinde). Gaga, göz çevresi ve ayaklarda gözükür. Hastalanan kuş aşısı yapılmazsa kısa sürede ölebilir.Çiçek hastalığı virüstür. Tedavisinde antibiyotikler faydalı olmaz.<br />
<br />
 5. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İshal</span>:Mikrobik ve gıdaya bağlı olmak üzere iki türlüdür. Mikrobik olmayan ishalde diyet uygulanır; Mama, yumurta verilmez sade ince yem ve yulaf verilir. Mamalıkta sürekli haşlanmış patates bulundurulmalı ve kaybettiği su kaybı için marulun kart yapraklarından veya ıspanak çok az olarak verilmelidir.İshali önlemenin en önemli yöntemi, kafes/kümes ekipmanlarının temizliği, temiz su kullanımı, temiz mama ve yem kullanımı ile mümkündür. Haspır ve benzeri tohumlar elenmeli, temiz kuru bir yerde muhafaza edilmeli, zaman zaman koklanıp kokusunun normal olup olmadığı tespit edilmelidir. Küf kokusu olan tohumlar asla kullanılmamalıdır. <br />
<br />
6. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bronşit</span>:Solunum güçlüğü,sık sık nefes alma ve soluk alırken duyulan görülen belirtilerdir. Hastalığın ilk devrelerinde yüksek ateş görülür, eğer önlem alınmazsa hastalık muhabbet kuşunun ölümüne yol açabilir.<br />
<br />
7. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Astım</span>:Kanaryanın soluk almada zorluk çekmesi,sık sık ve hırıltılı soluması ile kendini belli eden bir hastalıktır. Astımlı kuş ötmeye karşı isteksiz ve ötüş kalitesinden çok şey kaybetmiştir.Genellikle uzun süren bronşitlerden sonra ortaya çıkması tanıtıcı bir niteliğidir.Nedenleri, yerleşmiş nezle ve bronşit, bakımsızlık, kirli ve dumanlı hava, tozlu yem ve tozlu ortam gibi elverişsiz koşullar ve tedavisizlik gibi etkenlerle solunum organlarında kronik, iyileştirilmesi güç bir rahatsızlığa dönüşmesidir. <br />
<br />
8.<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Romatizma</span> :Romatizmalı muhabbet kuşu, tünek üzerinde tutunamaz, düşer. Yürümekte zorluk çektiği, yürüyemediği, düştüğü yerde kaldığı, ayağa kalkamadığı görülür.Nem oranı yüksek serin ve rutubetli yerlerde sürekli yaşamak zorunda bırakılan, banyo yapıp geceyi ıslak veya nemli tüylerle geçirmeyi bir alışkanlık haline getiren muhabbet kuşlarında görülür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kediler nasıl sevilmelidir?]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kediler-nasil-sevilmelidir--24687.html</link>
			<pubDate>Tue, 22 Dec 2020 09:25:32 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=2">CAN</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kediler-nasil-sevilmelidir--24687.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kedinin elini koklamasına izin ver.</span><br />
<br />
Kedi sakinleşmişse ve korkmuyorsa yavaş ve nazikçe ona doğru uzan ve sev. Sevmeye kedilerin en çok kokularını bıraktıkları yerlerinden başla. Çoğu kedi bu yerlerinin sevilmesini çok sever. Bunun için çenesinin altı, kulakları, kuyruğu ve yanaklarını severek başlayabilirsin.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/KOxOhV.jpg" alt="[Resim: KOxOhV.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kedinin elini koklamasına izin ver.</span><br />
<br />
Kedi sakinleşmişse ve korkmuyorsa yavaş ve nazikçe ona doğru uzan ve sev. Sevmeye kedilerin en çok kokularını bıraktıkları yerlerinden başla. Çoğu kedi bu yerlerinin sevilmesini çok sever. Bunun için çenesinin altı, kulakları, kuyruğu ve yanaklarını severek başlayabilirsin.</span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/KOxOhV.jpg" alt="[Resim: KOxOhV.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köpeğinizi Gezdirirken Yanınıza Almanız Gerekenler]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kopeginizi-gezdirirken-yaniniza-almaniz-gerekenler--22698.html</link>
			<pubDate>Wed, 14 Oct 2020 13:07:48 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kopeginizi-gezdirirken-yaniniza-almaniz-gerekenler--22698.html</guid>
			<description><![CDATA[Selam dostlar. Bugün size köpeğinizi gezdirirken yanınıza almanız gerekleri söyleyeceğim.<br />
<br />
1) En önemli araçlardan biri su kabı ile pet şişe su. Dostunuzu sakın sokağa bırakılmış sudan içirmeyiniz, ne yazık ki bu dönemde insanlar çok acımasız olabilir suyun içine zehirli madde koymuş olabilirler.<br />
2) Eğitime yeni başladıysanız eğer yanınıza 4 5 tane ödül maması alabilirsiniz.<br />
3) Yanınıza dostunuzun oyun topunu alabilirsiniz.<br />
4) Tabikide yanınıza dostunuzun dışkısını topluyacağınız bir poşet veya petshoplarda satılan dışkı toplama poşeti alabilirsiniz.<br />
5) Yanınıza yedekte olsa bir adet daha  kayış alabilirsiniz.<br />
Benim bilgilerim bu kadardı arkadaşlar sizinde bildiğiniz şeyler var ise yorumlarda belirtebilirsiniz. İyi günler, İyi forumlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selam dostlar. Bugün size köpeğinizi gezdirirken yanınıza almanız gerekleri söyleyeceğim.<br />
<br />
1) En önemli araçlardan biri su kabı ile pet şişe su. Dostunuzu sakın sokağa bırakılmış sudan içirmeyiniz, ne yazık ki bu dönemde insanlar çok acımasız olabilir suyun içine zehirli madde koymuş olabilirler.<br />
2) Eğitime yeni başladıysanız eğer yanınıza 4 5 tane ödül maması alabilirsiniz.<br />
3) Yanınıza dostunuzun oyun topunu alabilirsiniz.<br />
4) Tabikide yanınıza dostunuzun dışkısını topluyacağınız bir poşet veya petshoplarda satılan dışkı toplama poşeti alabilirsiniz.<br />
5) Yanınıza yedekte olsa bir adet daha  kayış alabilirsiniz.<br />
Benim bilgilerim bu kadardı arkadaşlar sizinde bildiğiniz şeyler var ise yorumlarda belirtebilirsiniz. İyi günler, İyi forumlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köpeğinizle Gezerken Sokak Köpeği İle Karşılaşmak !]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kopeginizle-gezerken-sokak-kopegi-ile-karsilasmak--22642.html</link>
			<pubDate>Tue, 13 Oct 2020 12:35:57 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kopeginizle-gezerken-sokak-kopegi-ile-karsilasmak--22642.html</guid>
			<description><![CDATA[Selam dostlar bugün nacizane fikirlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.  Köpeğimizle gezerken yolculuğun en sıkıcı ve en kötü kısımlarından biri sokak köpekleriyle karşılaşmak eğer tanımadınız bir köpekse ya sizin köpeğiniz yada karşı köpekten bir hırlama veya havlama gibi şeyler görülücektir belkide köpeğinize saldırıcaklardır bunun önüne geçmek için önce köpeğinizi karşı köpeğin tam tersine alın yani karşı köpek solda ise siz kendi köpeğinizi sağınıza alın bu karşı köpek için sizin afla olduğunuzu ve siz o köpeğe bir şey yapmadığınız sürece sizin köpeğiniz havlasada onun için çok bir tehdit olmıyacaktır. Unutmayın köpekler sadece kendi bölgesini savunmak için havlar ve size saldırıda bulunmazlar. Bu zamanda en büyük iş size düşer stres yapmıcaksınız ve emin adımlarla yolunuza devam ediceksiniz eğer önceden kavga ettiğiniz köpekse yolunuzu değiştirmek mantıklı bir çözümdür ve kesinlikle elinizde sopa ile dolaşmayın eğer köpek önceden sopayla dövüldüyse sizi otomatik olarak düşmak olarak görürler yani saldırmayacak köpek olsa bile saldırır. Yanınızda şemsiye ile dolaşın eğer size saldırmaya kalkarsa şemsiyeyi açın ve korktuğunu sizde görüceksiniz. İyi günler iyi forumlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selam dostlar bugün nacizane fikirlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.  Köpeğimizle gezerken yolculuğun en sıkıcı ve en kötü kısımlarından biri sokak köpekleriyle karşılaşmak eğer tanımadınız bir köpekse ya sizin köpeğiniz yada karşı köpekten bir hırlama veya havlama gibi şeyler görülücektir belkide köpeğinize saldırıcaklardır bunun önüne geçmek için önce köpeğinizi karşı köpeğin tam tersine alın yani karşı köpek solda ise siz kendi köpeğinizi sağınıza alın bu karşı köpek için sizin afla olduğunuzu ve siz o köpeğe bir şey yapmadığınız sürece sizin köpeğiniz havlasada onun için çok bir tehdit olmıyacaktır. Unutmayın köpekler sadece kendi bölgesini savunmak için havlar ve size saldırıda bulunmazlar. Bu zamanda en büyük iş size düşer stres yapmıcaksınız ve emin adımlarla yolunuza devam ediceksiniz eğer önceden kavga ettiğiniz köpekse yolunuzu değiştirmek mantıklı bir çözümdür ve kesinlikle elinizde sopa ile dolaşmayın eğer köpek önceden sopayla dövüldüyse sizi otomatik olarak düşmak olarak görürler yani saldırmayacak köpek olsa bile saldırır. Yanınızda şemsiye ile dolaşın eğer size saldırmaya kalkarsa şemsiyeyi açın ve korktuğunu sizde görüceksiniz. İyi günler iyi forumlar.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Köpek Eğitimde Clicker Kullanımı]]></title>
			<link>https://vnextr.com/konu-kopek-egitimde-clicker-kullanimi--22623.html</link>
			<pubDate>Tue, 13 Oct 2020 11:58:27 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://vnextr.com/member.php?action=profile&uid=25010">Sinan</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://vnextr.com/konu-kopek-egitimde-clicker-kullanimi--22623.html</guid>
			<description><![CDATA[Selam dostlar, bugün size köpek eğitiminde clicker nasıl tanıtılır ve ne amaçla kullanılır onu anlatacağım. Arkadaşlar clicker'ı öncelikle dostumuza tanıtıyoruz. İlk öncelikle clickere tıklıyoruz ve ödülünü veriyoruz bunu 10 15 belkide 20 kere tekrarlıyoruz dostumuz clickeri tanıdıktan sonra. Ona istediğimiz komutu öğretirken  ödülünü vermeden önce clickere tıklıyoruz ve ödülünü veriyoruz. Böylece clicker onun gözünde onaylama anlamına geliyor buda hem sizin hemde dostunuzun eğitimi daha kolay ve çabuk öğrenmesini sağlıyor. İyi günler iyi forumlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Selam dostlar, bugün size köpek eğitiminde clicker nasıl tanıtılır ve ne amaçla kullanılır onu anlatacağım. Arkadaşlar clicker'ı öncelikle dostumuza tanıtıyoruz. İlk öncelikle clickere tıklıyoruz ve ödülünü veriyoruz bunu 10 15 belkide 20 kere tekrarlıyoruz dostumuz clickeri tanıdıktan sonra. Ona istediğimiz komutu öğretirken  ödülünü vermeden önce clickere tıklıyoruz ve ödülünü veriyoruz. Böylece clicker onun gözünde onaylama anlamına geliyor buda hem sizin hemde dostunuzun eğitimi daha kolay ve çabuk öğrenmesini sağlıyor. İyi günler iyi forumlar.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>