REKLAM ALANI

Zyra Hikayesi

avatar Baran Yılmaz
Aktif Üye
568
#1
Yorumu Paylaş

Zyra'nın hafızası, toprağa yayılmış kökler kadar derinlere gidiyor. Ölümlü orduların varoluşun sırlarını ele geçirmek için birbirine girdiği Rün Savaşları başladığında onun ırkı henüz yeni ortaya çıkmıştı.Kumungu'nun güneyindeki ormana gizlenmiş, Doğu Shurima'yı ikiye bölen büyük nehirlerin yakınında bir yerlerde masallara konu olmuş Zyr Bahçeleri vardı. Elementlerin sihri yüzünden bölgenin toprakları garip bir hal almış ve yaklaşan herkesi yiyen güçlü, etobur bitkiler doğurmuştu. Her yeri bürüyerek her şeyi tükettiler. Ölümlülerin basit kavgaları umurlarında değildi. Sarmaşıklarını ormanın derinliklerine ve bataklıklara yaymaktan memnundular. Garip bir şekilde, bu bitkilerin tamamı Zyra idi... ve savaşın ortasında bile yiyecekleri boldu.Hangi ülkenin askerleri olduğu tarihin karanlıklarında yitmiş küçük bir bölük, günümüzde adı çoktan unutulmuş bir ganimete gözlerini dikerek bu topraklara ayak basmıştı. Başlarında azimli bir büyücü vardı fakat hepsi evlerinden çok uzaktaydı. Bölgeyi saran zehirli dumanlara ve polenlere yenik düşmeye mahkûmlardı.Zyr Bahçeleri'nin asıl sahipleri bölüğün üstüne çullandı. Dikenli filizleriyle zırhları ve eti zevkle deşiverdi. Askerler yiğitçe savaşıyorlardı ama daha fazla dayanamayacaklarının farkındaydılar. Büyücülerinden yardım istediler. Büyücü kadın tüm gücünü topladı ve güçlü bir patlamayla karşılık verdi. Havada beliren rün sembolleri, dikenli bitkiler giderek yaklaşırken bile gizemli ışıklarını saçmayı sürdürdü.Tam o sırada beklenmedik bir kıvılcım bataklıktaki gazları tutuşturdu. Ortaya çıkan büyülü patlama, kilometreler çapında bir alanda yaşama dair her şeyi yok etti. O gün Zyr Bahçeleri'nde olanları Rün Savaşları'ndan sağ çıkanlar da dahil kimse öğrenemedi.Yüzyıllar geçti. Muharebenin yaşandığı topraklar yüzeyde boş ve cansız görünse de derinlerde canlı bir şey yatıyordu. Bölgenin patlamayla beslenen dizginsiz enerjileri çoktan sakinleşmiş, hatta bozulmaya başlamıştı. İçi doğadışı yaşamla dolu bir tohum patlak verdi ve bir yaratık zarı yararak tohumdan çıktı. Nefes nefeseydi ve olan bitene anlam vermeye çalışıyordu.Karşısında yıkılıp değişmiş ama farklı bir yaşam enerjisiyle, yepyeni fikirlerle dolup taşan bir dünya buldu. Yeni yeni gelişmekte olan bilinci, zihninin bereketli topraktan çektiği bölük pörçük anılarla doluydu. Güneşin sıcaklığını, yağmurun tadını, büyülü sözleri ve ölümlülerin yitirdiği canları anımsıyordu.Bu varlık, bu kadın, sebebini anlamasa da kendine Zyra adını koydu.Doğduğu yerin ötesindeki yabanıl topraklara doğru yola çıkan Zyra, karşılaştığı diğer canlılardan farklı olduğunu biliyordu. Ölümlüler korkak ve sevimsiz şeylerdi. Ruhani varlıkların ise genellikle sağı solu belli olmuyordu ve son derece küstahlardı. Hiçbiri yaşadığı topraklara saygı duymuyordu. Varlıkları bile her şeyin mahvediyordu. Bu durum Zyra'yı hiddetle ve tiksintiyle doldurdu. Duygular Zyra'nın benliğini sararken, birden ayaklarının dibinde bitkiler can bulmaya başladı. Bu ete aç bitkiler, gözlerinin önünde şekil değiştirip büyüyordu. Kimisi zehirli dikenler fırlatıyordu, kimisi de önüne geçilemeyecek kadar hızlı bir şekilde sarmaşıklar çıkarıyordu.Köklerinden kurtulan Zyra ölümcül yavrularıyla birlikte kol gezerek beslendi, büyüdü ve dünyadaki yaşamı boğdu. Çiftlikleri kuruttu, yerleşim alanlarını bürüdü ve karşısına çıkacak kadar cesur ya da aptal savaşçıları bir bir temizledi. Yerleşim yerlerinden ayrılırken, bitkilerini dehşet salsınlar diye ardında bıraktı.Shurima nehirleri tekrar akmaya başladığında kıyılarda ortaya çıkan tuhaf bitki örtüsü her geçen mevsim yavaş yavaş batıya yayılmaya başladı. Bu bitkiler köklerinden sökülseler de, ateşle yakılıp kül edilseler de yayılmaları bir türlü engellenemiyor...
deneme
Aktif Üye

Konuda Ara

1 Yorum

NicHolay

Aktif Üye

Aktif Üye
avatar
NicHolay
06-02-2020, Saat: 20:45
06-02-2020, Saat: 20:45
#2
Yorumu Paylaş
Teşekkürler


Konuyu Okuyanlar: