REKLAM ALANI

Xin Zhao Hikayesi

avatar Baran Yılmaz
Aktif Üye
345
#1
Yorumu Paylaş

Teke tek dövüşlerde asla kaybetmediği söylenen Xin Zhao, hayatının büyük kısmını zorluklara göğüs gererek geçirdi. Hatırlayabildiği ilk anıları, Ionia'nın Raikkon kıyılarında yelken açan bir balıkçı teknesi olan Viscero'yla ilgiliydi. O zamanlar bu teknede çalışırdı. Çalışkan bir miçoydu ve büyüklerinin bir dediğini iki etmezdi. Pis güverteyi temizlemekten, düğüm olmuş ağları çözmeye kadar her işi yapardı. Her günü huzurlu geçerdi; ancak bir gün, fark etmeden yabancı sulara fazla açıldıklarında her şey değişti.Bir çift Noxus gemisi küçük tekneyi yakaladı. Komutan, gemiye binerken Noxus İmparatorluğu'nun zaferini ve Viscero ile tüm tayfasının artık kendi malı olduğunu ilan etti. Mürettebat çoğunlukla askerlik yapmaya uygun olmayan, yaşı geçkin balıkçılardan oluşuyordu ama yine de Noxus topraklarına götürüleceklerdi.Xin Zhao, açık denizdeki zorlu yolculuğu bir şekilde atlattıktan sonra kendini yeni ve tuhaf bir yerde buluverdi. Bu memleketin suyu alışık olduğu gibi albenili akmıyordu, ağaçlarından büyü hissedilmiyordu. Sokaklarında daha önce hiç görmediği kadar gösterişli geçitler ve güçlendirilmiş taş surlar sıralanmıştı. İnsanlar küçücük alanlara öyle sıkışmıştı ki iğne atılsa yere düşmezdi. Buranın Noxus'un başkenti olduğunu ve “Darkwill” isimli bir adamın uçsuz bucaksız imparatorluğu buradan yönettiğini öğrendi. Viscero'nun mürettebatından ayrı düşen ve eve dönme umudu kalmayan Xin Zhao, onu esir olarak kaçıran adamın hizmetine girdi.Elinin mızrağa olan yatkınlığı gözden kaçmadı. Çok geçmeden, dövüş yetenekleri sayesinde daha iyi bir hayat süreceği, hatta yemeklerini tabakta yiyebileceği vaat edildi. Noxus'ta güç çok önemli bir kavramdı ve sahibi onu güçlü bir savaşçı olarak görüyordu.Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan genç adam teklifi kabul etti. Yıpranmış kıyafetini çıkarıp kaba saba bir zırh kuşandı ve Hesaplaşma arenasına girdi.Bu eğlence biçimini gerçekten tuhaf bulmuştu. Kendilerinden daha da muazzam sıfatları olan kuvvetli savaşçılar, kan döküldükçe kendinden geçen ama yeteneğe ve gösteriye de alkış tutan gözü dönmüş bir kalabalığın önünde birbirleriyle dövüşüyordu. “Viscero” adını alan Xin Zhao kısa sürede şöhret oldu. Katıldığı maçlar hem arenanın her koltuğunu hem de destekçilerinin ceplerini dolduruyordu. Birkaç yıl gibi kısa bir zaman sonra Viscero ismi diğer Hesapçıların yüreğine korku salarken halkın tezahüratlarını topluyordu.Ama bu iyi talih uzun sürmedi.Hesaplaşma gösterileri dikkat dağıtsa da imparatorluk zorlu bir dönemden geçiyordu. Düşman ülkeler sınırlara dayanarak Noxus'un hudut bölgelerini resmen isyana teşvik ediyordu. Dedikodulara göre Darkwill ve danışmanları; paralı askerler, mahkûmlar ve Hesapçılar gibi sivilleri imparatorluğun birliklerine katmak için servet değerinde altın teklif etmişti. Xin Zhao ve yoldaşları, üstlerindeki insanların bir el sıkışmasıyla asker olarak satılıverdi ve bir yük gemisine bindirilip batıya doğru yola çıkarıldı.Kalstead'deki sahil kalesine vardıklarında Hesapçı olarak eriştikleri şöhretin hiçbir önemi kalmamıştı. Valoran'daki Noxus baskısını sona erdirmeye kararlı olan Demacia Kralı Jarvan III'ün seçkin savaşçılarıyla çatışmak üzere savaşa atıldılar... ve Xin Zhao, savaşın arena düellolarına benzemediğini hemen anladı.Yenilginin kaçınılmaz olduğunu anlayan Hesapçılar bir bir kaçmaya başladığında Xin Zhao mevziini korudu ve mızrağını yüzlerce askerin kanıyla kızıla boyadı. Kralın Yılmaz Öncüleri (ki aralarından bazıları Xin Zhao'nun yeteneğine gizliden gizliye hayran kalmıştı) nihayet etrafını sardığında bile kaçmayı reddetti. Başını dik tutarak infaz edilmeyi bekledi.Ama Jarvan'ın aklında bambaşka bir şey vardı. Demacia kralı, arenaları dolduran kalabalıkların aksine gereksiz yere can almayı hoş karşılamıyordu. Kalstead'i rahat bırakacaklarına yemin ettikleri takdirde, bozguna uğramış Noxus'luları serbest bırakacağını söyledi. Bu merhamet karşısında şaşıp kalan Xin Zhao, Noxus'ta onu nelerin beklediğini düşündü. Ya sahiplerine kazandırdığı altın dışında hiçbir şekilde değer görmediği o topluma geri dönecekti... ya da kendisinin de benimsemek istediği erdemlere uygun yaşayanlar için savaşacaktı.Onurunun buyruğuna uyarak Jarvan III'ün önünde diz çöktü ve kendini kralın hizmetine adadı.O günden bu yana geçen yıllar içinde, Xin Zhao sadakatini çok kez kanıtladı. Kraliyet ailesinin en sadık hizmetkârlarından biri olarak, hem arkadaşı hem de efendisi olan kralın danışmanı ve koruyucusu konumunda. Bu görevleri, bir gün tahta oturacak genç Prens Jarvan'a karşı da yerine getiriyor. Xin Zhao'nun Demacia'lı olma hikâyesi alışılmadık görünebilir; fakat toprağına ve krallığının ilkelerine olan bağlılığı asla sarsılmıyor. Xin Zhao'ya göre bu bağlılığın nedeni görev bilinci değil, böyle davranmayı kendi tercih etmesi.Ancak en büyük sınavını bir büyücü ayaklanması başkenti tehdit ettiğinde yaşadı. Hain Tortudereli Sylas, Büyük Şehir'in altını üstüne getirirken Xin Zhao, efendisini savunmaya hazırdı; ancak kral, ona son derece önemli ve şahsi bir görev için yanından ayrılmasını emretmişti. İçi burkulan Xin Zhao istemeyerek de olsa itaat etti.Yaptığı hatanın ne kadar ağır olduğunu saray çanları çaldığında anlamıştı. Hizmetkâr, geri dönmeyi başardığında Kral Jarvan III ölmüştü.Xin Zhao hayatının sona erdiğini düşünse de, Prens Jarvan ona ettiği yemini hatırlatarak bir kez daha krallığa hizmet etmesini kabul etti.Çünkü şu anda Demacia, hizmetkârına hiç olmadığı kadar çok ihtiyaç duyuyor. Taht henüz boş ve diğer soylu haneler prensin henüz hükmetmeye hazır olmadığından korkuyor. Xin Zhao'nunsa böyle kaygıları yok. O kendini tamamen Jarvan'a adamış durumda ve gelecek tehlikeli günlerde ona rehberlik etmeye hazır.
deneme
Aktif Üye

Konuda Ara

1 Yorum

NicHolay

Aktif Üye

Aktif Üye
avatar
NicHolay
06-02-2020, Saat: 20:46
06-02-2020, Saat: 20:46
#2
Yorumu Paylaş
Teşekkürler


Konuyu Okuyanlar: