Türkiye 'İslami finansın' merkezi olur mu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı “İslami iktisat” tartışması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın attığı adım ile farklı bir boyu kazandı. Kamudaki tüm maaşların faizsiz bankacılık yapan İslami finans kurumları üzerinden ödenip ödenmeyeceği tartışma konusu olurken, Türkiye’nin bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olma hedefi de dikkat çekiyor. Ancak Türkiye’de katılım bankalarının 35 yıldan fazla bir süredir faaliyet göstermesine rağmen, vatandaşlar toplam mevduatlarının yalnızca yüzde 5’ini faiz vermeyen kurumlara yatırmış durumda.Peki Türkiye, dünyanın önde gelen ‘İslami finans’ merkezlerinden biri olabilir mi?Uzmanlara göre, hükümet bu konuda girişimlerde bulunsa da, Türkiye’de vatandaşlar faizsiz finans sistemine sıcak bakmıyor. İslami finans alanında yabancı yatırımcı çekmek için ise şeffaf ve uluslararası standartlarda bir sistem kurmak gerekiyor.“Faizsiz finansın merkezi olacağız”Geçen günlerde Uluslararası İslam Ekonomisi ve Finansı Konferansı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam iktisadı, krizden çıkışın anahtarıdır” açıklaması yapmıştı. Hazine Bakanı Berat Albayrak ise hedeflerinin Türkiye’yi faizsiz finansın merkezi haline getirmek olduğunu söylemişti. Hükümetin ‘İslami finans’ çağrısına ilk yanıt Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, kuruma bağlı çalışan yaklaşık 150 bin din görevlisinin maaşlarını faizsiz finans kurumları aracılığıyla almaya başlayacağı belirtildi.
Diyanet: Amacımız faizle mücadele Konuya ilişkin bir açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Bilgin, başkanlığın merkez yerleşkesinde bulunan yaklaşık 1750 personelin maaşlarını haziran ayı itibariyle faizsiz finans kurumu aracılığıyla aldığını söyledi. Amaçlarının faizle mücadele kapsamında faizsiz sistemi desteklemek olduğunu vurgulayan Bilgin, “İnşallah çok güzel bir başlangıç olacak. Bu uygulama diğer kurumlar için de örnek teşkil edebilir” dedi. Küresel finansın yalnızca yüzde 1’i Ekonomi literatüründe ‘faizsiz bankacılık’ veya ‘katılım bankacılığı’ olarak tanımlanan İslami finans kavramı, mali işlemlerin ve bankacılık operasyonlarının İslami şeriat kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesi anlamına geliyor. Bu tür finansal kurumlarda kredi alırken veya kredi verirken faiz uygulaması yapılmıyor. İslami finans piyasasında 2008 krizini tetikleyen türev ürünler gibi spekülasyona açık finansal araçlar da kullanılmıyor. Bugün itibariyle yaklaşık 60 ülkede İslami finans araçları kullanılıyor. Küresel finans sisteminin yüzde 1’ini oluşturan İslami finans pazarının büyüklüğü yaklaşık olarak 2,2 trilyon dolar.