REKLAM ALANI

Tarihte Türk Devlet Ve Beylikleri (Türkiye Dışı)(2)

Tarihte Türk Devlet Ve Beylikleri (Türkiye Dışı)(2)

avatar Wictroin
Forum Üyesi
170
#1
Yorumu Paylaş

Karasug Kültürü: İ.Ö. 1300-700 yıllarına ait olup, Köğmen dağları, Kem/Yenisey, Kemçik, Uluğ-Kem, Abakan ırmağı çevresinde yani Afanesyevo ve Andronova kültürleri gibi aynı bölgede yani Minusinsk’te ortaya çıkmıştır. İ.Ö. 1400-1300 yıllarına doğru doğudan bölgeye göç eden Ting-Lingler, tarihî devirde Asya’da Türkçe konuşan bütün boyların ataları olarak kabul edilmektedirler. Ting-Ling adı bu boyların sahip oldukları dört tekerlekli, üzerlerine çadır (yurt) kurulabilen yüksek arabalarından dolayı verilmiş olup, daha sonraları Çin kaynakları bu Proto Türkler’den kağnılı manasına gelen Kao-ch’e adıyla bahsedeceklerdir.
Karasug kültürü, İ.Ö. 700 yıllarından itibaren Sibirya bölgesine, Baykallar’a, Moğolistan ve Yedi-su havzalarına yayılmış ve buradaki kültürlere tesir etmiştir.
Yassı Mezarlar Kültürü: Baykal Gölü’nün güneydoğusunda Ötüken Dağları (Hangay), Selenge, Orkun, Temir ırmakları ve Baykal Gölü çevresinde İ.Ö. 1000 yıllarına doğru ortaya çıkan yassı taşlı mezarlar kültürü Geç Tunç Çağı devrinden kalmadır. Bu kültür Uygur Türkleri’nin ataları kabul edilen kuzeyli Ting-Lingler’in esridir. Köğmen Dağları’nın güneydoğuya devamı olan Ötüken (Hangay) Dağları, Köğmen Dağları bölgesiyle beraber Türk dünyasının en eski merkezlerinden biridir. Burada ortaya çıkan bu kültür, Minusinsk bölgesinde ortaya çıkan Tagar Kültürü ile büyük benzerlik göstermektedir.
b. Demir Çağı
Uyuk (Tuva) Kültürü: İ.Ö. 700-200 yılları arasında ortaya çıkmış olup, İ.Ö. 200 yıllarından itibaren Şurmak Kültürü’ne dönüşecek ve bu kültür İ.S. 300 yıllarına kadar devam edecektir. Uyuk/Şurmak kültürlerinin de merkezi gene Uluğ Kem bölgesidir.
Tagar Kültürü: İ.Ö. 700-İ.S. 100 yılları arasında Köğmen Dağları, Kem, Kemçik, Uluğ-Kem ve Abakan Irmağı çevresinde ortaya çıkmıştır. Minusinsk adını da verdiğimiz bu bölgeye İ.Ö. 700-600 yıllarında Kağnılı Türkler’den Ting-Ling boylarının yeni bir göçü vuku bulmuş ve bölgede hâkim Karasug Kültürü, Tagar Kültürü’ne inkılâp etmiştir.
Esik/Eşik Kalıntıları: 1969 Martı’nda Kazakistan’ın merkezi Alma-Ata’ya 50 km uzaklıktaki Esik Avdanı (Kapı Kazası)’nda yapılan hafriyat 1970 Martı’nda sonuçlanmıştır. Kazakistan İlimler Akademisi üyesi Kemal Akışev’in başkanlığında Kazak bilim adamları tarafından yapılan hafriyatta üzerinde tamamen altınla işlenmiş bir zırh bulunan bir erkek cesedi ile 4000 parça altın eşya çıkarılmıştır. Esik kalıntılarının bulunduğu coğrafî saha Isık-göl çevresi, Alatağ, İli Vadisi, Çu-Talas ırmakları arası Kuz-orda ve Taraz çevresinden ibarettir. Esik mezarlarında çıkarılan kültür ve İli Vadisi’ndeki Sakai devri mezarları ve Altay/Altun-yış dağlarındaki Pazırık devri mezarları arasında ırk ve kültür bakımından birçok ortak nokta bulunmaktadır.
Köğmen Dağları’ndan güneybatıya doğru Batı Altay, Tarbagatay, Tanrı Dağları/Tien-schan ve Alatağ silsileleri birbirlerine paralel olarak Isık-göl’e kadar uzanmaktadır. Bu dağları kuzey etekleri boyunca bozkırlar ve yaylalar uzanmakta ve çok eski zamanlardan beri Türkler’in yurdu olarak bilinmektedir. İ.Ö. 176 ve 43 yıllarında Uygurlar Isık-göl’ün kuzeyinde, Kırgızlar, Isık-göl’ün 200 km kadar kuzeybatısında yaşamakta idiler. Talas Irmağı vadisi Kırgızlar’ın merkeziydi. Milattan önceki yüzyıllarda Kağnılı boyların, Uygur ve Kırgız gibi çeşitli Türk topluluklarının buluştuğu yer olarak bilinen bölge, İ.Ö. VI.-III. yüzyıllarda Sakai adı verilen Orta Asyalı konar-göçerlerin yurdu idi. İ.Ö. III. yüzyıllara doğru aynı bölgede Çin kaynaklarında K’ang-kü ve Wu-sun olarak geçen boylar görülmeye başlar.
deneme
Forum Üyesi

Konuda Ara

0 Yorum


Konuyu Okuyanlar: