REKLAM ALANI

Poppy Hikayesi

avatar Baran Yılmaz
Aktif Üye
300
#1
Yorumu Paylaş

Runeterra'da gözüpek şampiyon kıtlığı olduğunu kimse söyleyemese de, bu şampiyonların pek azı Poppy kadar azimlidir. Boyunun iki katı bir çekiç taşıyan bu kararlı yordle; yıllar yılı silahının asıl sahibi olduğu söylenen, dillere destan ''Demacia'nın Kahramanı''nı aramaktadır.Efsaneye göre bu kahraman; çekicin içindeki gizli gücü ortaya çıkarıp, Demacia'yı layık olduğu gerçek muhteşemliğe taşıyabilecek tek kişi. Krallığın bakılmadık tek köşesini bırakmamasına rağmen Poppy'nin bütün çabaları şimdilik boşa çıkmışa benziyor. Çekici, kahraman olabileceğini tahmin ettiği birine her devretme girişimi felaketle sonuçlanıyor. Çoğu kişi görevinden umudu çoktan keserdi; ama çoğu kişide bu azimli kahramanın cesaret ve kararlığından eser yok.Poppy bir zamanlar çok farklı bir yordle idi. Kendini bildi bileli içinde bir vazife açlığı vardı. Diğer yordle'ların kargaşa yaratan acayipliklerine bir türlü ısınamamıştı ve ulaşabildiği her yerde düzen ve istikrarı tercih ediyordu. Arayışı onu Valoran'ın batısındaki insan yerleşimlerine götürdü ve burada ülkeyi bir uçtan öbürüne kat eden, upuzun kervanları gördüğünde hayretler içinde kaldı. İnsanların çoğu hırpani kıyafetler içinde ve perişan görünüyordu ama ufkun ötesinde kendilerini daha iyi bir hayatın beklediği inancıyla, yollarına aksak topal devam ediyorlardı.Gelgelelim, günün birinde farklı bir kafileyle karşılaştı. Diğer gezginlerin aksine, bu insanlar belli bir amaçla hareket ediyordu sanki. Nöbetçilerinin borazanıyla her sabah aynı saatte kalkıyorlardı. Yemeklerini her sabah aynı saatte, birlikte yiyorlardı ve tabaklarını birkaç dakikada temizliyorlardı. Çadırlarını büyük bir hüner ve süratle kurup kaldırıyorlardı.Yordle'lar olağanüstü şeyler ortaya çıkarmak için içlerindeki sihre başvururken, bu insanlar sadece uyum ve disiplinle aynı muhteşemlikte işler başarabiliyordu. Tıkır tıkır işleyen bir makinenin dişlileri gibi ahenk içinde hareket ediyor; bir tek kişinin yalnız başına olup olabileceğinden çok daha fazlasına dönüşüyorlardı. Poppy'ye göre bu dünyadaki bütün sihrin toplamından bile daha muhteşem bir şeydi.Poppy saklandığı yerden kampı gözlediği sırada, bir zırhın çadırdan sızan ışıltısı gözünü aldı. Zırhın sahibi, grubun komutanından başkası değildi. Üzerindeki parlak metal levhalar adeta birbirine kenetleniyor ve her biri bir bütünün vazgeçilmez parçalarına dönüşüyordu. Adamın adı Orlon'du ve varlığı bile oradaki herkese güç vermeye yetiyor gibi görünüyordu. Biri yılgınlığa kapılacak olsa Orlon yetişip neden devam etmek zorunda olduklarını hatırlatıyordu. Ne zaman biri bitap düşüp yere yığılsa, onu yüreklendirip ayağa kaldıran Orlon oluyordu. Gördükleri, Poppy'ye bazı yordle tılsımlarını hatırlatmıştı; ancak bu tılsımda sihir yoktu.Poppy daha iyi görebilmek için usulca adamlara sokuldu. Sonra bir anda kendini ışıltılı zırhlar içindeki komutanı takip ederken buldu; sanki kader Poppy'yi adama doğru itiyordu. Talimlerde askerlerine önderlik eden Orlon'u uzun uzun seyretti. Öyle iri cüsseli bir adam falan değildi Orlon; ancak devasa savaş çekicini şaşırtıcı bir maharetle savuruyordu. Hava kararıp gece çökünce, Orlon'un kampın ihtiyarlarıyla fısıldaşarak yaptığı tartışmalara kulak kabarttı. Adamların toparlanıp batıya giderek kalıcı bir yerleşim kurma planları yaptıklarını duydu.Poppy'nin aklında soru işaretleri uçuşuyordu. Orlon nereye gidiyordu? Nereden gelmişti? Bu muazzam gezgin grubunu nasıl toplamıştı ve acaba aralarında bir yordle için de yer var mıydı? Bunları düşünürken bir anda hayatının en önemli kararını verdi Poppy: Hayatında ilk defa kendini bir insana gösterecekti, zira ömründe hiçbir insana böyle bir yakınlık hissetmemişti.Tanışma faslı iki taraf için de çok şaşırtıcı geçti. Komutanın minik yordle hakkında merak ettikleri, Poppy'nin Orlon hakkında merak ettiklerinden az değildi; yine de çok geçmeden ikilinin arasından su sızmaz oldu. Orlon, Poppy'nin akıl hocasına dönüşürken; Poppy de kendini Orlon'un davasına adadı. Poppy paha biçilmez bir talim arkadaşıydı; çünkü Orlon'un taburunda komutanına vurmaktan çekinmeyen tek kişi oydu. Poppy yağcılık nedir bilmiyordu; Orlon'un kararlarını neredeyse çocuksu bir masumiyetle sorguluyor, sanki emirlere sorgusuz sualsiz uyması gerektiğini bilmiyordu. Yeni yerleşimin kurulacağı yere Orlon'un yanı başında gitti. Demacia denen bu yeni ve gözü yükseklerde krallığın kapıları, geçmişlerinde ne olursa olsun çoğunluğun iyiliğine hizmet ettikleri sürece herkese açık olacaktı.Orlon bu krallığın en seçkin kişilerinden biri oldu. Savurduğunu pek az kişi görse de, Orlon çekicini sırtından hiç eksik etmiyordu ve silah, çok geçmeden çiçeği burnunda ülkenin en saygın simgelerinden birine dönüştü. Çekicin dağları dümdüz edip, yeri yaracak gücü olduğuna dair söylentiler alıp yürümüştü.Orlon ölüm döşeğinde, çekici ve krallığın uzun ömürlü olmasına dair bütün umutlarını Poppy'ye emanet etti. Sonra da silahın nasıl ortaya çıktığını ve aslında kendisi için yapılmadığını anlattı. Poppy'ye çekicin kaderinin, Demacia'nın birliğini koruyabilecek tek kişi olan Demacia'nın Kahramanı'na gitmek olduğunu açıkladı. Arkadaşı son nefesini verirken, Poppy bu kahramanı bulup çekici ona teslim edeceğine ant içti.Devleri bile gölgede bırakan azmine rağmen, kendini hiç dev aynasında görmediği için olsa gerek; Orlon'un bahsettiği kahramanın aslında kendisi olabileceği Poppy'nin aklının ucuna bile gelmeyecekti.
deneme
Aktif Üye

Konuda Ara

0 Yorum


Konuyu Okuyanlar: