REKLAM ALANI

Hecarım Hikayesi

avatar Baran Yılmaz
Aktif Üye
340
#1
Yorumu Paylaş

Çoktan yıkılıp ortadan kalkmış, hatta adı bile unutulmuş bir imparatorlukta doğan Hecarim, kralın topraklarını korumaya ant içmiş Demir Kardeşlik adlı silahlı kuvvetin subaylarından biriydi.Hecarim heybetli savaş atının sırtında zafer üstüne zafer kazanırken, Demir Kardeşlik'in komutanı onu bir yandan gelecekte yerine geçecek olan kişi olarak görüyor, bir yandan da savaşçının içinde günden güne artmakta olan karanlığı seziyordu. Hecarim'in zafere duyduğu takıntılı açlık onurunu zedeliyordu. Şövalyelerin komutanı, bu genç subayın onlara asla liderlik etmemesi gerektiğini zaman içinde anladı.Bu kendisine açıklandığında Hecarim çok öfkelendi ama öfkesini yutup görevlerini yerine getirmeye devam etti.Savaşa bir sonraki gidişlerinde komutan diğer şövalyelerden ayrı düştü ve etrafını düşmanlar sardı. Bunu fırsat bilen Hecarim atını çevirip komutanı ölüme terk etti. Savaş bittiğinde, Hecarim'in yaptığından haberi olmayan Demir Kardeşlik üyeleri kanlı toprağa diz çökerek ona bağlılık yemini etti.Hecarim resmi olarak yemin etmek için başkente döndü ve orada kralın en güvendiği generali olan Kalista'yla tanıştı. Kalista onun başarılarını ve liderlik becerilerini takdir ediyordu. Kraliçe bir suikastçının zehirli bıçağıyla yaralandığındaysa kendisi kraliçenin derdine deva ararken Demir Kardeşlik'in kralın yanında kalacağını bilerek içi rahat bir şekilde yola çıktı.Bu sırada kral, paranoyanın pençesine düşmüştü. Her gölgede yeni bir tehdit görüyordu. Onu can çekişen karısından ayırmaya çalıştığını sandığı herkese öfke kusarak krallığın dört köşesindeki muhalif sesleri kesmesi için Hecarim'i görevlendirdi. Böylece Demir Kardeşlik, kralın iradesinin acımasız bir uygulayıcısı olarak ün saldı. Köyler, kasabalar yakıldı. Yüzlerce kişi kılıçtan geçirildi.Kraliçe kaçınılmaz bir şekilde hayatını kaybettiğinde, Hecarim kralın kederini öfkeye dönüştürmeyi seçti. Bu sayede Demir Kardeşlik'le yabancı ülkelerin üzerine yürüme izni koparmaya çalışıyordu. Kraliçenin ölümünün intikamını alırken, kendi ürkütücü şöhretine de şöhret katacaktı.Ama Demir Kardeşlik yola çıkamadan Kalista geri döndü. Aradığını, çok uzaklardaki Kutlu Adalar'da bulmuştu ama artık çok geçti. Kral Kalista'ya inanmadı. Onu vatan haini ilan ederek zindana attırdı. Duydukları Hecarim'in ilgisini çekmişti. Kalista'yı hücresinde ziyaret etti ve ondan adayı işgallerden koruyan, ada halkının zenginliklerinin yağmalanmasını engelleyen sisi öğrendi. Bu zenginliklerin arasında efsanevi Can Suları da vardı.Hecarim, kralın filosunu oraya sadece Kalista'nın götürebileceğini biliyordu. Sonunda kadını kendilerine rehberlik etmeye ve onları Kutlu Adalar'ı ölümlü gözlerden saklayan sis perdesinden geçirmeye ikna etti.Kraliçenin yas içindeki cenaze alayıyla Helia'ya vardılar. En önden giden Demir Kardeşlik'in yolunu şehrin yöneticileri kesti. Artık onlara yardım etmeyi reddediyorlardı. Hiddetten gözü dönen kral, Kalista'ya onları öldürmesini emretti; fakat Kalista bu emri yerine getirmedi. Ardından Hecarim gülümsedi ve kendisini sonsuza dek lanetleyecek kararı verdi. Mızrağını Kalista'nın sırtına saplayıp şövalyelerine şehri talan etmelerini, mahzenlerdeki büyülü hazinelerin hepsini yağmalamalarını emretti.Bu kargaşanın ortasında rastladıkları düşük rütbeli bir muhafız, kralı Can Suları'na götürmeyi kabul etti; fakat bu olay bile Hecarim'i büyük bir hazla kan dökmekten alıkoyamadı. Bu yüzden, Kutlu Adalar'ın üzerine çöken Afet'e hazırlıksız yakalandı.Büyü gücünden oluşan bir patlama dalgası Helia'yı baştan başa kat ederek ne kadar bina varsa hepsini parçaladı. Parçalar, kavurucu bir ışıksızlık içinde asılı kaldı. Patlamanın arkasından Kara Sis geldi. Bu haykıran, durdurulamayan, esip savuran kasırga dokunduğu her canlıyı içine çekti. Hecarim gemiye ulaşabilmeyi umarak Demir Kardeşlik'i toplamaya çalıştı ama kaçtıkları esnada sis hepsini teker teker yakaladı.Tek başına kalan komutan son ana kadar dirense de sonunda gölgeler onu da aldı. Hecarim atıyla birleşerek yüreğindeki karanlığı yansıtan, hayaletsi, korkunç bir mahluka dönüştü. İflah olmaz bir öfke ve nefretten oluşan, hem Kara Sis'le bütünleşmiş hem de onun kölesi olmuş bir yaratıktı artık.Sonsuza dek Gölge Adalar'a esir olan Hecarim, bir zamanlar fethetmeye niyetlendiği bu ülkede kol gezmekle lanetlenerek eski hayatının acı bir taklidi içinde yüzlerce yıl geçirdi. Artık Kara Sis adaların kıyılarının ötesine her yayıldığında, Demir Kardeşlik'in dünya dışı yaratıklara dönüşmüş şövalyeleriyle ile birlikte yola çıkıyor; geçmişte kalmış zaferlerin anısına yaşayanları katlediyor.
deneme
Aktif Üye

Konuda Ara

0 Yorum


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi