REKLAM ALANI

HAYAL ÖTESİ BİR FERAGAT

avatar FurkaNDesigN
Forum Üyesi
236
#1
Yorumu Paylaş

Çanakkale harbindeki îman ordusunun erleri, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in mânevî terbiyesinde yetişmiş bulunan ashâb-ı kirâmın ahlâkını kendilerine numûne almış ve onların mâneviyatına gönül vermiş kimselerdi. Bunlardan biri olan er Hüseyin, çok ağır yaralanmış, tedâvi görmekteydi. Ancak durumu her an daha da kötüye gidiyordu. O da bunun farkındaydı. Bunun için arkadaşlarının kendisine verdikleri ekmeği eline almış, tam ısırmak üzereydi ki, âniden durakladı. Ve ashâbın gösterdiği ferâgat numûnelerinden birinin âdeta yeniden tekerrürü sadedinde mü’min kardeşini kendi nefsine tercîhen büyük bir îman vecdiyle:  “–Can dostlarım! Bu ekmeği benim yemem doğru değildir. Çünkü benim ölümüm iyice yaklaşmış bulunmaktadır. Alın bunu yaşayacak olan yiğitlere verin!..” dedi ve elindeki ekmeği silâh arkadaşı Mustafa’ya uzattı.  Ne kadar ısrar ettilerse de, kabûl ettiremediler. Nihâyet bir müddet sonra bu îman ve ferâgat âbidesi müstesnâ şahsiyet, kendisine nasîb olan mânevî gıdâların haz ve neşvesi içinde şehîden vuslat-ı Mevlâ ile şereflendi.  İşte Çanakkale harbinde, ancak peygamberlere ve yüksek velîlere âit bir keyfiyet olan infâkın en üst noktasındaki îsâr hâli yaşanıyordu. Bunun için de ilâhî rahmet, âdeta bir bahar yağmuru hâlindeydi.
deneme
Forum Üyesi

Konuda Ara

0 Yorum


Konuyu Okuyanlar: