REKLAM ALANI

Diana Hikayesi

avatar Baran Yılmaz
Aktif Üye
307
#1
Yorumu Paylaş

Diana'nın yeri Targon Dağı değildi. Bir grup Solari avcısı, onu soğuktan donarak ölmüş annesiyle babasının arasında bir kundağın içinde bulmuştu. Ebeveynleri bu ülkenin yabancısıydı, belli ki uzun yoldan gelmişlerdi. Avcılar onu tapınağa getirip inançlarına adadılar ve çoğu kişinin Rakkor olarak tanıdığı Son Güneş Kabilelerinin bir ferdi olarak büyüttüler.Tüm Solari inananları gibi Diana da zorlu bir fiziksel ve dinsel eğitim aldı. Ancak diğer öğrencilerin aksine Diana Solarilerin yaptıklarını neden yaptıklarına ve inançlarının ardındaki nedenlere akıl erdirmeye kararlıydı. Bütün gece kütüphaneleri kurcalıyor, bulduğu metinleri sadece ayın solgun ışığından yararlanarak soluk almadan okuyordu. Ne çelişkidir ki bu arayışı ona cevaplar buldurmaktansa aklında daha çok soru ortaya çıkarmıştı. Öğretmenlerinin verdiği basmakalıp yanıtlar meraklı zihnini pek tatmin etmiyordu.Diana okuduğu kitaplardan koca koca bölümlerin yırtıldığını ve aydan nedense hiç bahsedilmediğini fark ettiğinde öğretmenleri ona çok ağır cezalar verdiler. Onu bezdirerek sorgulamaktan vazgeçirebileceklerini umuyorlardı. Diğer öğrenciler de Diana'yla ve sürekli sorduğu sorularla aralarına mesafe koydular.Bu öfkeyle, yılgınlıkla ve kafa karışıklığıyla dolu, yapayalnız yıllarda hayatında yine de parlayan bir ışık vardı: Leona. Diana yaşıtlarının en inançlısı olan bu kızla sık sık ateşli tartışmalara giriyordu. Uzun uzun ve sık sık ettikleri sohbetlerde ikisi de birbirinin fikrini değiştiremese de samimi bir arkadaşlık kurdular.Sonra Diana bir gece şahane bir şey keşfetti. Dağın derinliklerinde bir yerde gizli bir girinti bulmuştu. Girintinin duvarlarını aydınlatan ay ışığı ortaya güneş simgeleri, altın zırhlı savaşçıların yanında yürüyen gümüş zırhlı savaşçılar ve Targon'un en yüksek zirvesinde güneşinkiyle eş ay tasvirleri çıkarmıştı. Mutlulukla dolan Diana aldığı apaçık mesajı Leona'yla paylaşmaya gitti. Ayla güneş düşman değildi işte!Leona bu habere sevinmedi.Diana'ya bu sapkın düşünceleri aklından tamamen çıkarmasını söyledi ve onları başkalarına da söylerse görebileceği cezaları hatırlatarak uyardı. Diana zaten ciddi olan arkadaşının bu derece ciddileştiğini hiç görmemişti.Öfke ve çaresizlik içini kemiriyordu. Solarilerin elindeki bilgilerin sınırına ulaşmıştı ama Leona bile bu yeni keşfi ciddiye almıyordu. Solariler ne gizliyordu? Diana sorularına cevap alabileceği tek yerin Targon Dağı olduğunu gitgide daha da kesinlikle sezmeye başladı.Tırmanış onu akla gelebilecek her yönden sınadı. Artık doruğa eriştiğinde ise zaman durmuş gibiydi. Hayatta kalabilmek için zihnini hayattaki tek arkadaşına ve Solarileri geliştirecek, onları eksiksiz kılacak yanıtları bulmaya odakladı.Doruk onu gördüğü en büyük, en parlak dolunayla karşıladı. Coşku dolu bir andan sonra ay ışığından oluşan bir sütun Diana'ya çarptı. Genç kadın benliğini bir varlığın ele geçirdiğini, geçmişten kopuk kopuk görüntüler paylaştığını ve Lunari adlı başka bir Rakkor inancının varlığını hissetti. Diana bu varlığın sadece efsanevi Suretlerden biri olabileceğini... ve kendi bedeninin de ona ev sahipliği yapmak için seçildiğini anladı.Işık dağıldığında zihni yine kendisinin oldu. Kendini zırhlara bürünmüş, elinde hilal şeklinde bir kılıç tutar buldu. Bir zamanlar siyah olan saçları artık pırıl pırıl bir gümüş rengiydi. Başını çevirince yalnız olmadığını gördü. Yanında Leona duruyordu. O da pırıl pırıl, altın bir zırha bürünmüştü. Ellerinde ilk şafak ışığı kadar parlak bir kalkanla kılıç vardı.Diana bu hayat değiştiren anı arkadaşıyla paylaştığı için çok sevinçliydi ama Leona'nın tek düşüncesi Solarilerin yanına dönmekti. Diana ona gitmemesi için yalvardı. Bu yeni geleceğe birlikte atılmalarını çok istiyordu. Ama Leona itiraz etti. Anlaşmazlıkları çabucak ay ışığı ve güneş ateşi patlamalarıyla dolu devasa bir çatışmaya dönüştü.Suret'in gücü yüzünden benliğini kaybetmekten korkan Diana sonunda kaçıp dağdan indi. Ama arayışında başarılı olduğu için, Solarilerin öğretilerini sorgulamış olmakta kendini her zamankinden daha da haklı hissediyordu. Artık karşılarına dikilip onlara ne kadar hatalı olduklarını anlatmanın zamanı gelmişti.Diana Ra'Horak muhafızları bir yana itip geçerek baş rahiplerin odalarına daldı. Lunariler hakkında öğrendiklerini anlattıkça rahiplerin dehşeti arttı... ve sonunda onu kâfir, zındık, sahte ilahların öğretisini yaymaya çalışan bir sahtekâr ilan ettiler. Diana hiddetle doldu. İçindeki suretin de gücüyle artan bu hiddeti kucaklayıp feci bir ay ışığı patlaması ortaya çıkardı. Yaptığından kendisi de ürkerek tapınaktan kaçtı. Geçtiği yerlerde ölümden bir iz bıraktı.Şimdi yarı yarıya hatırladığı görülerle ve kadim bilgi kırıntılarıyla kendine yön vermeye çalışan Diana, kesin olarak bildiği iki gerçeğe tutunarak hayatta kalmaya çalışıyor: Lunarilerle Solarilerin düşman olması gerekmediği ve kendisinin bu dünyada Targon Dağı'nda bir Solari çömezi olmaktan daha büyük bir amaçla bulunduğu.Kaderi henüz belli değil ama Diana bedeli ne olursa olsun onu ortaya çıkarmaya kararlı.
deneme
Aktif Üye

Konuda Ara

0 Yorum


Konuyu Okuyanlar: