Urfa’daki Kuvay-ı Milliye hareketi diğer bölgelere nazaran daha ileri idi. Bölge jandarma komutanlığına atanan Ali Saip Bey (Ursavaş) kısa zamanda Kuvay-ı Milliye hareketini teşkilâtlandırmış “Namık” takma adıyla millî mücadeleyi yönetiyordu. Bölgedeki teşkilâtlarla gerekli teması kurduktan sonra Urfa’daki Fransız komutanına ültimatom veren Ali Sap Bey 24 saat içinde Fransızlar’ın şehri terk etmesini istedi. Bu isteğin yerine getirilmemesi üzerine 8 Şubat 1919 tarihinde şehre giren Ali Saip Bey, halkı silahlandırarak şehirdeki FransızErmeni kuvvetlerine karşı mücadeleyi başlattı. Birecik ve Suruç’ta ise çarpışmalar şiddetle devam ediyordu. 21/22 Şubat gecesi Bucak ve İzali aşiretleri Bediüzzaman Karakolu’nu işgal ederek Ermeniler’le Fransızlar’ın irtibatını kesmeyi başardılar. 26 Şubat’ta Cerablus tarafındaki demiryolunu bozan Kuvay-ı Milliyeciler Fransızlar’ın yardım gönderme ihtimalini de önlemişlerdi. Nisan ayına kadar bölgede savaşlar devam etti. Urfa’daki muhasara altındaki Ermeniler Türkler’e başvurarak muhasaranın kaldırılmasını istediler. Türkler ise Fransız işgali devam ettiği sürece kuşatmanın kaldırılmayacağını söylediler. Bu durumda Ermeniler Fransızlar’a başvurmak zorunda kaldılar. Fransız kuvvetleri de zor durumda idi. 8 Nisan 1920 tarihinde şehri terk edip gitmeyi kabul eden Fransız kuvvetleri 10/11 Nisan 1920 tarihine kadar bölgeden çekildiler. Bu tarihten sonra şehre tekrar Türk kuvvetleri hâkim oldu.