VnexTR: Bilişim Forumu

Tam Versiyon: Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
Karizmatik bir lider etrafında kenetlenen Türkler, semadan aldıkları enginlik tahayyülüyle cihanda hâkimiyet kurmak için adımlar atmışlardır. Evrensel hâkimiyet telakkisi olarak tarif edilen bu sistemde göğün tekliğinden hareketle yeryüzünde de tek hükümdarın olması gerektiğine inanılır.Zaman zaman bu anlayışın bir yansıması olarak Türk devletlerinin cenk meydanlarında karşı karşıya geldiği de olmuştur. Sadi Şirazî’nin meşhur beyti “Kırk derviş bir posta sığar da iki hükümdar bir cihana dar gelir” bu telakkinin edebî bir örneğidir. Timur ile Yıldırım Bayezid’in harbi aynı düşüncenin vücut bulmuş halidir.Bu tahayyül aynı zamanda fütüvvet hareketinin de temel aldığı noktadır. Atilla’nın Macaristan ovalarında, Kanuni’nin yaşlılığında at sırtında Zigetvar’da olmasının sebebi yine bu anlayıştır. Bizans tarihçisi Priskos (5. yüzyıl) ve Got tarihçisi Jordanes’e (6. yüzyıl) göre Tanrı Ares’in kılıcına sahip olan Atilla dünyayı idaresine almak arzusundaydı. Fatih Sultan Mehmed’in Otranto’yu fethi ve Roma’yı hedef seçmesi bir rastlantı değildi. İslamiyetin kabulünden sonra gaza ve fetih anlayışıyla harmanlanan cihan hâkimiyeti mefkûresi Türklerin ‘kızıl elması’ olmuştur.
Sağol Kalp