16-08-2019, Saat: 02:59
Selçuklu Sultanı Alparslan’ın 26 Ağustos 1071 tarihinde Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’i tarihin en büyük hezimetlerinden birine uğrattığı Malazgirt Savaşı, Türk ve İslam tarihinin en ehemmiyetli hadiselerinden biri, kendisinden sonraki çağları belirleyen bir dönüm noktasıdır. Bugünden geriye doğru bakıldığında, Türk ve İslam tarihinin “Malazgirt öncesi” ve “Malazgirt sonrası” olarak iki değişik devir şeklinde ele alınmasının olası olduğu söylenebilir.
Ama bu derece ehemmiyetli bir hadise, aşağı yukarıya 100 sene öncesine kadar deyim yerindeyse küller altına kalmış, sahip olduğu mana fark edilmemiştir. Bunun nedeni ise şüphesiz bazılarının öne sürdüğü gibi Malazgirt’in manasının sonradan kurgulanmış olması değil, tarihin okunma biçimlerinde olan dönüşümdür. Tarihin ilerlemeci bir hem de sahip olduğu, ileriye doğru gittiği ve birikerek ilerlediği şeklindeki çağdaş yaklaşımlar, bir hayli tarihî hadise ile beraber Malazgirt’in ehemmiyetinin de doğru bir şekilde değerlendirilebilmesine taban hazırlamıştır
Ama bu derece ehemmiyetli bir hadise, aşağı yukarıya 100 sene öncesine kadar deyim yerindeyse küller altına kalmış, sahip olduğu mana fark edilmemiştir. Bunun nedeni ise şüphesiz bazılarının öne sürdüğü gibi Malazgirt’in manasının sonradan kurgulanmış olması değil, tarihin okunma biçimlerinde olan dönüşümdür. Tarihin ilerlemeci bir hem de sahip olduğu, ileriye doğru gittiği ve birikerek ilerlediği şeklindeki çağdaş yaklaşımlar, bir hayli tarihî hadise ile beraber Malazgirt’in ehemmiyetinin de doğru bir şekilde değerlendirilebilmesine taban hazırlamıştır