19-12-2018, Saat: 16:55
Cumhuriyet dönemi dil ile ilgili gerçekleştirilen en radikal değişim şüphesiz ki Arap alfabesinin kullanımının terk edilip Latin alfabesine geçilmesidir. Türklerin İslamiyet’i kabul ettikten sonra bin yıldan fazla süre kullandığı Arap alfabesi ilk olarak Osmanlı Devleti’nin gerileme döneminde başlayan ıslahat ve reform hareketleri sürecinde tartışılmaya başlandı. Süreç içinde Arap alfabesinin kullanılmasıyla ilgili çeşitli tartışmalar yürütülürken, Cumhuriyet dönemi İzmir mebusu Şükrü Saraçoğlu, Atatürk’ünde üzerinde fazlasıyla durduğu Arap alfabesinin eğitimde doğurduğu sıkıntıları meclise taşıdı. Latin harflerinin alınmasını düşünmek üzere Vekiller Heyeti’nin 28 Mayıs 1928’de yaptığı toplantıda içerisinde çok önemli isimlerin bulunduğu encümen grubu 26 Haziran’da çalışmalara başladı. Dil reformunun bir an önce gerçekleşmesini isteyen Atatürk, komisyonun bu işin beş ile on yıl arasında tamamlanacağını belirtmesi üzerine “Bu ya üç ayda olur, ya hiç olmaz” diyerek kararını bildirdi. Böylece Gazi Mustafa Kemal, 9 Ağustos 1928 gecesi İstanbul’da Sarayburnu Parkı’nda yaptığı konuşmayla yazı reformunu başlattı. Daha sonra Büyük Millet Meclisi 1353 sayılı kanunla yeni harfleri oy birliğiyle kabul etti ve kanun 3 Kasım 1928’de yürürlüğe girdi.