VnexTR: Bilişim Forumu

Tam Versiyon: Tutankamun'un laneti ve Mumya efsanesi
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
1920'lerde Mısır firavunu Tutankamun'un mezarının bulunmasının ardından, antik Mısır'da yaşam ve 'Tutankamun'un laneti' inancı bütün dünyayı etkisi altına almış ve çok sayıda filme ve hikâyeye konu olmuştu.

"Burundan beynin parça parça çıkarılması tüyler ürpertici bir işlemdir. Sonra iç organlar çıkarılır." Mısır Keşif Derneği'nden John J Johnson, Mısır'daki mumyalama sürecini böyle anlatıyor. "Daha sonra da ceset yıkanır ve yağla kaplanır.

Mısır firavunu Tutankamun'un mezarının bulunmasının üzerinden 95 yıl geçti. Ama bugün hala birçok hikâyeye ve filme ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Bu hikâyelerin çoğu, 'Tutankamun'un Laneti' olarak ifade edilen inanca dayanıyor. 1920'lerde yayımlanan gazete haberlerine göre, İngiliz arkeolog Howard Carter'in Krallar Vadisi'ne yaptığı keşif gezisine katılan birçok insan beklenmedik bir şekilde ölmüştü. Bunlar arasında, geziyi finanse eden Lord Carnarvon'ın aynı yıl bir sivrisinek ısırığıyla sıtmadan ölmesi de sayılıyor.

Mumyanın derin izleri
Mumya, Drakula ve Frankenstein gibi yarı trajik ekran canavarlarıyla benzerlikler göstermekle birlikte kolektif hafızamızda daha derin izler bıraktı. Zira diğer karakterler edebiyat dünyasında hayali kahramanlar iken mumya olgusunda Tutankamun'un mezarının gerçekten açılmış olması söz konusuydu.

Kazılara medyanın yoğun ilgi göstermesi üzerine halkın imgeleminde Mısır'la ilgili belli bir düşünce oluştu ve mimaride de Art Deco tarzının gelişmesine katkıda bulundu. Mısır'a ilginin bu kadar arttığı bir dönemde Universal Stüdyoları 1932'de Mumya filmini gösterime soktu.

1929'da dünyayı saran ve Büyük Bunalım olarak bilinen ekonomik kriz döneminde bu film gerçeklerden kaçışı sağlayan iyi bir eğlence olarak görülüyordu.

Filmin senaryo yazarı John L Balderston'un muhabir kökenli olması Tutankamun'un mezarının açılışıyla ilgili haberler yazması filme daha gerçekçi bir boyut katan bir özellik olmuştu.

Alman dışa vurumcu sinematograf Karl Freund'un yönettiği bu tarihsel psikolojik film, yabancı bir kültürün ve onların eski geleneklerinin kurcalanmaması konusunda bir uyarı niteliğindedir.