20-05-2020, Saat: 13:50
SEFİLLER|VİCTOR HUGO|
Jean Valjean ile başlar hikaye. Ailesini doyurmak için ekmek çalan ve bu yüzden kürek mahkumu olan, kaçma girişimleriyle beraber 19 yıl hapis yatan bir adamdır Valjean. 19 yıl içerisinde kürek mahkumlarının insan dışı yaşama şartları onu da insan dışı bir kişi haline getirir. Her türlü kötülüğün meskeni olur ruhu. Cezasını bitirip şartlı tahliye edilince eline “tehlikeli ve güvenilmez” biri olduğuna dair bir kağıt verirler ve bu kağıdı gittiği her yere götürmesini şart koşarlar. Öyle ki ilk sığındığı kasabada ona karşı herkes bir kürek mahkumu olması sebebiyle pek iyi yaklaşmaz. Girdiği hanlardan kovulur. Kapısını çaldığı evlerden kabul görmez. Hatta bir köpek kulübesine sığınmayı dener ama köpek bile buna müsaade etmez. Yoldan geçen birinin tavsiyesiyle papazın evine sığınmayı dener son çare olarak. Papaz ne olduğuna bakmadan buyur eder, yemek ve kalacak yatak verir. Jean Valjean ise papazın tek mal varlığı olan gümüş takımlarını çalarak gece yarısı evden kaçar. Bu kaçış kısa süreli olur ve yakalanır. Valjean’a Gümüş takımlarını nereden bulduğu sorulunca papazdan aldığını söyler. Buna inanmayan polisler Valjean ile birlikte hırsız olduğu teyit edilsin diye papazın evine giderler. Papaz onları karşılar. Bu karşılama ne Valjean’ın ne de polislerin beklediği türden olur. Papaz gümüşlerinin çalınmadığını misafirine kendisinin verdiğini hatta unuttuğu bazı gümüşler olduğu söyler ve unuttuğunu söylediğin gümüşleri de Valjean’a verir. Kendisine karşı yapılmış böylesine bir iyilik karşısında Valjean hayatının kırılma anını yaşar. İşte buradan itibaren bir kürek mahkumunun yaşama tutunma mücadelesini ele alır Sefiller en derin şekilde. Kötülüğü ruhundan atıp erdemli bir adam olabilme savaşıdır Jean Valjean’ınki. Paris’in ayrı bucaklarındaki “Sefiller”in yazgıları sonunda Jean Valjean’ın yazgısına varmak üzere birleşir tek bir yazgıda.
Jean Valjean ile başlar hikaye. Ailesini doyurmak için ekmek çalan ve bu yüzden kürek mahkumu olan, kaçma girişimleriyle beraber 19 yıl hapis yatan bir adamdır Valjean. 19 yıl içerisinde kürek mahkumlarının insan dışı yaşama şartları onu da insan dışı bir kişi haline getirir. Her türlü kötülüğün meskeni olur ruhu. Cezasını bitirip şartlı tahliye edilince eline “tehlikeli ve güvenilmez” biri olduğuna dair bir kağıt verirler ve bu kağıdı gittiği her yere götürmesini şart koşarlar. Öyle ki ilk sığındığı kasabada ona karşı herkes bir kürek mahkumu olması sebebiyle pek iyi yaklaşmaz. Girdiği hanlardan kovulur. Kapısını çaldığı evlerden kabul görmez. Hatta bir köpek kulübesine sığınmayı dener ama köpek bile buna müsaade etmez. Yoldan geçen birinin tavsiyesiyle papazın evine sığınmayı dener son çare olarak. Papaz ne olduğuna bakmadan buyur eder, yemek ve kalacak yatak verir. Jean Valjean ise papazın tek mal varlığı olan gümüş takımlarını çalarak gece yarısı evden kaçar. Bu kaçış kısa süreli olur ve yakalanır. Valjean’a Gümüş takımlarını nereden bulduğu sorulunca papazdan aldığını söyler. Buna inanmayan polisler Valjean ile birlikte hırsız olduğu teyit edilsin diye papazın evine giderler. Papaz onları karşılar. Bu karşılama ne Valjean’ın ne de polislerin beklediği türden olur. Papaz gümüşlerinin çalınmadığını misafirine kendisinin verdiğini hatta unuttuğu bazı gümüşler olduğu söyler ve unuttuğunu söylediğin gümüşleri de Valjean’a verir. Kendisine karşı yapılmış böylesine bir iyilik karşısında Valjean hayatının kırılma anını yaşar. İşte buradan itibaren bir kürek mahkumunun yaşama tutunma mücadelesini ele alır Sefiller en derin şekilde. Kötülüğü ruhundan atıp erdemli bir adam olabilme savaşıdır Jean Valjean’ınki. Paris’in ayrı bucaklarındaki “Sefiller”in yazgıları sonunda Jean Valjean’ın yazgısına varmak üzere birleşir tek bir yazgıda.
Eğer bir ulusun ya da bir eyaletin konuştuğu dil ilgiye layıksa, bir sefaletin konuştuğu dil, daha da çok ilgiye ve incelemeye layıktır.[sup]Sefiller, Victor Hugo [/sup]