VnexTR: Bilişim Forumu

Tam Versiyon: 7 Maddede Atatürk'ün Tarih Çalışmalarına Katkıları
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
7 Maddede Atatürk’ün Türk Tarih Çalışmalarına KatkılarıMustafa Kemal Atatürk, milletleri millet yapan ve onları geleceğe taşıyan hususun o milletlerin sahip olduğu tarih olduğunun farkındaydı. Bu nedenle de dünyada eşi az görülen bir mücadele, azim ve kararlılıkla kurulan Cumhuriyet’in Türklük benliğinin oluşması ve ulusal kolektif bir kimliğin oluşması hususundaki en büyük etki potansiyelini Türk tarihinin taşıdığını biliyordu. Bu nedenle de Türk tarihinin gelişimi, ulusal tarih anlayışının oturması ve bu tarih bilincinin tüm topluma yayılması amacıyla elinden gelen maddi ve manevi desteği sunmaktan hiçbir zaman sakınmadı.1. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nü kurdurdu[Resim: 9df2c3de2cea00dadde1d09840704e72_big_r.jpg] Mustafa Kemal Atatürk’ün çok fazla kitap okuduğu, bu kitapların birçoğunun tarih kitapları olduğu herkes tarafından bilinir. Tarihe duyulan bu şahsi ilginin, yeni kurulan Türk ulus devletinde, ulusal kolektif kimliğin ve milli bilincin oluşması amacıyla yansımasını da önemli görüyordu. Bu amaçla Atatürk’ün Türk tarihine verdiği önemi gösteren en önemli faaliyeti Türkiyat Enstitüsü’nü kurdurmasıdır. 12 Kasım 1924’te kurulan enstitünün kuruluş amacı, yönetmeliğinin birinci maddesinde de belirtildiği gibi Türklüğe ait araştırmalar ve yayınlar yapmak, Türkiye dışındaki benzer kurumlarla ilişkilerde bulunarak milletlerarası bir ilim merkezi vazifesi görmek şeklinde ifade edilmektedir. 
  •  
  •  
  •  
  •  
2. Çoğunluğu tarih kitaplarından oluşan Atatürk Kütüphanesi’nin açılmasını sağladı[Resim: 81ac0657e52f104777d0d07571f7bece_big_r.jpg] Yorgun çıkılan savaşların ardından Cumhuriyet dönemine yansıyan maddi güçlüklere rağmen Türk tarihinin araştırılması adına eldeki imkânları zorlayan Mustafa Kemal Atatürk, yerli ve yabancı mevcut kitapların bir araya getirilip, büyük çoğunluğunu tarih kitaplarının oluşturduğu Atatürk Kütüphanesi’ni kurdurdu. Bu kütüphane zamanla Türkiye’deki tarih araştırmaları için önemli bir merkez haline geldi.  
  •  
  •  
  •  
  •  
3. Türk Tarih Kurumu’nun kurulmasına öncülük etti[Resim: dd3c3613017a2b4c1a01efa5b4ee75bf_big_r.png] Mustafa Kemal Atatürk, Türk tarihi çalışmalarının müstakil bir kurum tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyordu. Bu amaçla Nisan 1930’da toplanan 6. Türk Ocakları Kurultayı’nda Türk tarihi ve medeniyeti araştırması üzerine görevlendirmek isteyeceği bu müstakil kurumu Türk Ocakları bünyesinden çıkmasını sağladı. Bunun üzerine 16 üyeden oluşan Türk Tarihi Tedkik Heyeti kuruldu. Bu heyet Türk Ocakları’nın kapatılmasından 3 Ekim 1935’te Türk Tarih Kurumu adını aldı. 
  •  
  •  
  •  
  •  
4. Milli tarih şuurunun oturtulması adına I. Türk Tarih Kongresi’ni düzenletti[Resim: 2abf2ac216cbc4da01e68191c1af2ef9_big_r.jpg] Türk tarihi üzerine yapılan çalışmalar çeşitli alanlarda hızla devam ederken, bir taraftan tarih kitaplarını yazımı sürerken bir taraftan da ileri sürülen Türk Tarihi Tezi’nin değerlendirilmesi ve tarih öğretiminde izlenecek yolun belirlenmesi amacıyla Türk Tarih Kongresi çalışmaları başladı. 2 Temmuz 1932’de Ankara’da halkevi binasında Atatürk’ün de katıldığı I. Türk Tarih Kongresi toplandı ve dokuz gün devam eden kongrede yeni tarih tezi bütün yönleriyle incelendi. Kongre sonrasında Türk Tarihinin Ana Hatları kitabı yeniden ele alınıp konuların kimler tarafından yazılacağı ve eserin ne zaman tamamlanacağı kararlaştırıldı. Mustafa Kemal bu kongreyi düzenleterek yeni şekillenen ulus devletin tarih algısı ve Türklerin tarihi hakkında dönemi adına önemli sonuçlara ulaşılmasına vesile oldu. 
  •  
  •  
  •  
  •  
5. Türk tarih eserlerinin yayımlanmasına destek verdiği gibi yabancı tarih kitaplarını da tercüme ettirdi[Resim: 91856288d63a909e8cc6d49876336eae_big_r.jpg] Türkler her ne kadar köklü bir tarihe sahip olsa da gerek Türk gerek ise dünya tarihine dair güçlü bir entelektüel tarih literatürüne sahip değillerdi. Özellikle yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde oluşturulmak istenen kolektif kimlik ve Türk Tarih Tezi’ni destekleyecek de çok sayıda eser bulunmamaktaydı. Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk verdiği destekle yabancı tarih kitaplarını tercüme ettirirken, Türk tarih eserlerinin yayımlanmasına da katkıda bulundu. 
  •  
  •  
  •  
  •  
6. Arkeolojik kazıları başlattı[Resim: 186ba34274c1f5041d7464d863366c0b_big_r.jpg] Yeni kurulan devlet ile birlikte Türklerin tarihinin sadece Osmanlı’dan ibaret olmadığına dair çalışmalar söz konusuydu. Bu amaçla, “Türkiye’de ilk medeniyet nasıl ve kimler tarafından kurulmuştu?”; “Türkler’in dünya tarihi ve medeniyetinde yeri ve hizmeti hangi ölçüdedir?”; “Türkler’in Anadolu’da bir aşiretten devlet kurmaları mümkün olmadığına göre bu olayın gerçek açıklaması nasıldır?”; “İslâm tarihinin gerçek hüviyetiyle Türkler’in İslâm tarihindeki yerleri ve rolleri nedir?” gibi sorulara cevap vermek gerekiyordu. İşte tüm bu sorulara cevap aranması ve elde edilen sonuçların dünya kamuoyuna duyurulması amacıyla Atatürk’ün talimatıyla Anadolu’nun çeşitli noktalarında arkeolojik çalışmalar başlattı. 
  •  
  •  
  •  
  •  
7. Türk Tarih Kurumu’nun daha sağlıklı çalışması adına miras bıraktı[Resim: a09afed888165632c0da0c7eefb931e5_big_r.jpg] Hayatının son dönemlerine kadar Türk tarih çalışmalarıyla yakından ilgilenen Mustafa kemal Atatürk, fani hayatı son bulduktan sonra da bu çalışmaların bütün azmi ve gücüyle çalışmasını temenni ediyordu. Bu nedenle 5 Eylül 1938’de hazırladığı vasiyetnamesinde İş Bankası’ndaki hisse senetlerinin gelirinin yarısını Türk Tarihi Tezi’nin savunucusu olan Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu’na bıraktı.  KaynakçaHakkı Dursun Yıldız, Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt.31, 2006Yusuf Halaçoğlu, Türk Tarih Kurumu, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt.41, 2012İsmail Güleç, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt.41, 2012Yavuz Ercan, Atatürk ve Tarih, Amme İdaresi Dergisi, sayı.4, 1988
Teşekkürler : )
eywallah
Gerçekten böyle bir mucizeyi sevmeyen andaval insan topluluğu var. Anlam vermek oldukça güç durumda.
Teşekkürler Gülümse
eywallah