31-10-2018, Saat: 22:04
İslam Öncesi Orta Asya Türk TarihiTürklerin tarihi çok eskiye dayanmaktadır. Bu ünitede İslam öncesi Orta Asya Türk tarihiincelenecektir. İslam öncesi Türk tarihi genel tarih ve kamu dersleri açısından önemli ve kapsamlı bir konudur.Türklerin Tarih Sahnesine ÇıkışıTürklerin anayurdu Orta Asya'dır. Orta Asya'nın sınırları doğuda Kingan dağları, batıda Hazar denizi, güneyde Hindikuş ve Karanlık dağları ile kuzeyde Sibirya ile çevrili geniş bozkırlardan oluşan bir bölgedir.Türkler bu bölgede hayvancılıkla uğraşıp göçebe bir yaşam sürmüşlerdir. Türklerin hayvancılıkla uğraşması yaşam şekillerini etkilemiş, özellikle hayvanlarına otlak bulmak için göçebeciliği benimsemişlerdir.Türk adı; Türeyen, çoğalan anlamına gelmekle beraber bazı kaynaklarda güçlü, kuvvetli anlamına da gelmektedir. Türk adının anlamıyla ilgili bilim adamları birçok araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmalara dayalı olarak bazıları şöyledir;
Göçlerin SonuçlarıTürklerin göç etmesi Türk ve dünya tarihi açısından önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu sonuçları şöyle sıralayabiliriz.
Türk askeri yapısının temelini Mete Han atmıştır. M.Ö.209'da Mete Han askeri alanda onluk sistemiuygulamış, Türk ordusunu düzenli ve disiplinli bir şekilde hareket etmesini sağlamıştır. Mete Hanın kurduğu onluk sistem daha sonraları bütün dünya milletleri tarafından alınıp kullanılmıştır. Türk ordusunun başkomutanı hakandır. Ordunun genel komutanına ise Subaşı denilirdi.Türk ordusunun tamamı süvari birliklerinden oluşmaktadır. Süvari birliklerinden oluşması hızlı hareket etmelerini sağlamıştır. Türkler savaşta hıza önem verdiğinden kullanmış oldukları savaş araç ve gereçleri de hafif silahlardan oluşmakladır. Çoğunlukla kılıç, kalkan, ok ve yay kullanmışlardır. Türkler ağırlık teşkil etmesi sebebi ile zırh kullanmamışlardır.Türkler savaşlarda Turan (Hilal, Kurt kapanı) ve Vur- kaç adı ile bilinen iki tip savaş tekniğini kullanmışlardır. Turan tekniğini çoğunlukla meydan savaşlarında kullanmışlarken, Vur-kaç tekniğini kendilerinden daha kalabalık ordulara karşı uygulamışlardır.Din ve İnanışİslam öncesi Türklerde görülen inanç sistemi temelde üç gruba ayrıla bilir;Gök tanrı inancı: Tek tanrılı bir inanç sistemine dayalıdır.Tabiat güçleri (Şamanizm): Dağın, ağacın, güneşin, suyun gizli güçlerine inanma olarak tanımlana bilir.Atalar kültü: Atalarının ruhlarına saygı duymadır. Türkler atalarının kendilerini koruyup kolladığına inanırlardı.Göktanrı dininde ahiret inancı bulunmaktadır. Türklerde cennet (Uçmağ) ve cehennem (Tamu)kavramları görülmekle beraber. Kişi öldüğünde kullanmış olduğu eşyalarıyla birlikte kurgan adı verilen mezarlara gömülürdü. Yuğ adı verilen cenaze merasimleri düzenlerlerdi. Bu törenler Şamanveya Kam (Baksı) adı verilen din adamları tarafından idare edilirdi. Şamanlar aynı zamanda doktor ve büyücü olarak görev yaparlardı. Türkler kurgan adı verdikleri mezarların başına, hayatta iken öldürdüğü düşman adedince balbal adı verilen taşlar dikerlerdi.Türkler balbalların ahrette kişiye hizmet edeceğine inanırlardı.Ongun: Türklerin kutsal gördükleri hayvan veya bitkilere denilirdi. Türker zaman içinde değişik dinleri de kabul etmişlerdir. Maniheizim, Budizm, Hıristiyanlık, Yahudilik ve İslamiyet Türkler arasında kabul gören bazı dinlerdir.Türklerin zaman içinde değişik dinleri kabul etmesi Türklerde dinsel hoşgörünün olduğunu gösterir.Sosyal ve İktisadi HayatTürklerin sosyal hayatı bir hiyerarşi içindedir ve aile, oba, boy ve budun Türk milletinin sosyal yapısını oluştururdu.Türklerde aile toplumun en küçük yapı taşıdır. Türk aile yapısı çok güçlü olmakla beraber aileye çok önem verilirdi. Baba erkil aile yapısı mevcuttur ve tek eşlilik görülmektedir.Sosyal hayatta en önemli görülen ve bütün herkes tarafından uyulması gereken Töre denilen sözlü hukuk kuralları mevcuttur. Ceza hukukunda savaştan kaçmak, suçsuz yere adam öldürmek, ırza tecavüz, casusluk yapmak vb. gibi suçların cezası idamdır. Türklerde hapis cezası on gün ile sınırlıdır.Göçebe yaşam Türklerde;
Türklerin iktisadi hayatlarında ki en önemli uğraş alanlarından biride, madencilik ve maden işlemeciliğidir. El sanatları içinde çoğunlukla at koşum takımları, üzengi, savaş araç ve gereçleri ile keçe yapımı ve çadır sanatı gelişmiştir.Uygurlar döneminde Türklerin din değiştirmeleri yaşam şekillerini ve ekonomik uğraşlarını değiştirmiş, hayvancılıktan ziyade tarım ekonomisine yönelmişlerdir.Türk Devletlerinin başlıca gelir kaynakları şunlardır;
- Kaşgarlı Mahmut'un “Divan-ı Lügat'it Türk” adlı eserinde “olgunluk çağı” anlamına geldiğini,
- A. Wambery, “türemek” fiilinden geldiğini,
- Ziya Gökalp “türeli (töreli) kanun nizam sahibi” anlamına geldiğini söyler.
- İklim değişiklikleri
- Otlakların azalması
- Nüfus artışı
- Hayvan hastalıkları
- Türk boyları arasındaki mücadeleler
- Dış baskılar
- Çin baskısı ve bağımsız yaşama duygusu
Göçlerin SonuçlarıTürklerin göç etmesi Türk ve dünya tarihi açısından önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu sonuçları şöyle sıralayabiliriz.- Nüfus olarak az gittikleri bölgelerde eridiler, çok gittikleri bölgelerde büyük Türk Devletleri kurdular.
- Farklı bölgelerde farklı Türk Devletleri kurdular.
- Kavimler göçüne sebep oldular.
- Türkler fetihçi karakter kazandılar.
- Kültürel alanda etkilendiler ve etkilediler.
- Halkını düşmanlardan korumak, huzur ve refahı sağlamak
- Halkına eşit davranmak adaletli olmak
- Orduyu komuta etmek
- Açları doyurmak, çıplakları giydirmek
- Otağı (hükümdar çadırı) Örgün (taht)
- Tuğ (sancak)
- Davul (Növbet)
- Yay
- Tigin: Hakanın oğlu
- Şad: Doğuda görev yapan, Hakanın büyük oğlu
- Yabgu: Batıda görev alan genellikle Hakanın kardeşi
- Aygucı: Vezir (Başbakan)
- Buyruk: Bakan
- Tamgacı (Bitikçi): Dış işleri ve yazışmadan sorumlu
- Tarkan: Askeri yönetici
- Apa: Sivil yönetici
- Tudun (Vali): Vergi toplayan
- Ağılı: Hazine görevlisi
- Subaşı: Ordu komutanı
Türk askeri yapısının temelini Mete Han atmıştır. M.Ö.209'da Mete Han askeri alanda onluk sistemiuygulamış, Türk ordusunu düzenli ve disiplinli bir şekilde hareket etmesini sağlamıştır. Mete Hanın kurduğu onluk sistem daha sonraları bütün dünya milletleri tarafından alınıp kullanılmıştır. Türk ordusunun başkomutanı hakandır. Ordunun genel komutanına ise Subaşı denilirdi.Türk ordusunun tamamı süvari birliklerinden oluşmaktadır. Süvari birliklerinden oluşması hızlı hareket etmelerini sağlamıştır. Türkler savaşta hıza önem verdiğinden kullanmış oldukları savaş araç ve gereçleri de hafif silahlardan oluşmakladır. Çoğunlukla kılıç, kalkan, ok ve yay kullanmışlardır. Türkler ağırlık teşkil etmesi sebebi ile zırh kullanmamışlardır.Türkler savaşlarda Turan (Hilal, Kurt kapanı) ve Vur- kaç adı ile bilinen iki tip savaş tekniğini kullanmışlardır. Turan tekniğini çoğunlukla meydan savaşlarında kullanmışlarken, Vur-kaç tekniğini kendilerinden daha kalabalık ordulara karşı uygulamışlardır.Din ve İnanışİslam öncesi Türklerde görülen inanç sistemi temelde üç gruba ayrıla bilir;Gök tanrı inancı: Tek tanrılı bir inanç sistemine dayalıdır.Tabiat güçleri (Şamanizm): Dağın, ağacın, güneşin, suyun gizli güçlerine inanma olarak tanımlana bilir.Atalar kültü: Atalarının ruhlarına saygı duymadır. Türkler atalarının kendilerini koruyup kolladığına inanırlardı.Göktanrı dininde ahiret inancı bulunmaktadır. Türklerde cennet (Uçmağ) ve cehennem (Tamu)kavramları görülmekle beraber. Kişi öldüğünde kullanmış olduğu eşyalarıyla birlikte kurgan adı verilen mezarlara gömülürdü. Yuğ adı verilen cenaze merasimleri düzenlerlerdi. Bu törenler Şamanveya Kam (Baksı) adı verilen din adamları tarafından idare edilirdi. Şamanlar aynı zamanda doktor ve büyücü olarak görev yaparlardı. Türkler kurgan adı verdikleri mezarların başına, hayatta iken öldürdüğü düşman adedince balbal adı verilen taşlar dikerlerdi.Türkler balbalların ahrette kişiye hizmet edeceğine inanırlardı.Ongun: Türklerin kutsal gördükleri hayvan veya bitkilere denilirdi. Türker zaman içinde değişik dinleri de kabul etmişlerdir. Maniheizim, Budizm, Hıristiyanlık, Yahudilik ve İslamiyet Türkler arasında kabul gören bazı dinlerdir.Türklerin zaman içinde değişik dinleri kabul etmesi Türklerde dinsel hoşgörünün olduğunu gösterir.Sosyal ve İktisadi HayatTürklerin sosyal hayatı bir hiyerarşi içindedir ve aile, oba, boy ve budun Türk milletinin sosyal yapısını oluştururdu.Türklerde aile toplumun en küçük yapı taşıdır. Türk aile yapısı çok güçlü olmakla beraber aileye çok önem verilirdi. Baba erkil aile yapısı mevcuttur ve tek eşlilik görülmektedir.Sosyal hayatta en önemli görülen ve bütün herkes tarafından uyulması gereken Töre denilen sözlü hukuk kuralları mevcuttur. Ceza hukukunda savaştan kaçmak, suçsuz yere adam öldürmek, ırza tecavüz, casusluk yapmak vb. gibi suçların cezası idamdır. Türklerde hapis cezası on gün ile sınırlıdır.Göçebe yaşam Türklerde;- Sosyal sınıfların olmamasında,
- Mimari alanda eserler vermemelerinde
- Askeri ve teşkilatlanma alanlarında başarılı olmalarında etkili olmuştur.
Türklerin iktisadi hayatlarında ki en önemli uğraş alanlarından biride, madencilik ve maden işlemeciliğidir. El sanatları içinde çoğunlukla at koşum takımları, üzengi, savaş araç ve gereçleri ile keçe yapımı ve çadır sanatı gelişmiştir.Uygurlar döneminde Türklerin din değiştirmeleri yaşam şekillerini ve ekonomik uğraşlarını değiştirmiş, hayvancılıktan ziyade tarım ekonomisine yönelmişlerdir.Türk Devletlerinin başlıca gelir kaynakları şunlardır;- Ticaret yollarından alınan vergiler
- Bağlı beylik ve devletlerden alınan vergiler
- Halktan alınan vergiler
- Savaş ganimetleri
- Sav: Atasözleri
- Sagu: Ağıtlar
- Koşuk: Müzik eşliğinde söylenen şiirler
- Türklerin sanat eserlerini taşınabilir malzemeden yapmalarındaki temel sebep göçebe olmalarından kaynaklanmaktadır. Küçük heykelcikler, halı, kilim ve çadır vs. gibi.
- Türk sanatı Türklerin yaşadıkları konar - göçer hayat şartlarına uygun olarak gelişti.
- Orta Asya Türklerinde, sanatlarına ait eserlere kurganlarda yapılan kazılarda rastlanmıştır.
- Pazırlık ve Esik kurganlarında insan ve hayvan ölüleri, ahşap ve madenden birçok eşya, el dokuma ürünler bulunmuştur.
- Pazırlık kurganında Hun sanatının en önemli eserleri çıkartılmıştır. Kılıç, yay, mızrak, eyer takımları, kadınlara ait süs eşyaları ve dünyanın en eski düğümlü halısı bulunmuştur.
- Esik kurganında seramik kaplar, tahta kaşıklar, gümüşü kupalar altın elbiseli Adam adı verilen zırhın yanındaki silah ve kamçı da altın işlemelerle süslüdür.
- Türklerde hayvan üslubu, kıvrık dal ve bitki üslubu çok kullanılmıştır.
- Türklerde maden işlemeciliği, dokumacılık, deri işlemeciliği, halıcılık, terzilik, oymacılık ve kürkçülük gelişmiştir
- Kopuz ve çöğür Türklerde müzik aletleridir. Türklerin devlet bandosu tarzında müzik ekipleri de vardır.
- Türk heykel sanatı ile ilgili ilk örnekler Orhun vadisinde yapılan araştırmalarda bulunmuştur. Kültigin'in iki parça halindeki başı, eşine ait heykel parçaları ile koç, kaplumbağa heykelleri ve balballar bulunmuştur.
- Yerleşik hayata geçen Uygurlarda ilk mimari eserler görülmektedir.
- Uygurlar heykel yapımında alçı, toprak ahşap ve taş kullanmışlardır.
- Uygurlar duvar üzerine fresko denilen resimler yapmışlardır. Resim konusu olarak rahipler, vakıfçılar, müzisyenler yapılmıştır. Minyatürde dini ya da günlük hayattan alınmış konular seçilmiştir.
- Barbar kavimlerin ve Türklerin Avrupa'ya gelmesiyle, Avrupa'da yüzyıl sürecek kadar iç karışıklıklar başladı.
- Avrupa'da, Avrupa Hun Devleti kuruldu.
- Orta Asya Türk kültürü, Avrupa'da yayılmaya başladı.
- Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı.
- Batı Roma yıkıldı. Avrupa'da siyasi bir otorite olmadığından feodalite (Derebeylik) adı verilen rejim ortaya çıktı.
- Avrupa'nın siyasi haritası değişti.
- Barbar kavimler arasında Hıristiyanlık hızla yayıldı.
- Kuzey Afrika ve Britanya adası istilaya uğradı.
- Günümüz Avrupa'nın etnik yapısı oluştu.
- İlk Çağ kapandı, Orta Çağ başladı.
- Almanların ünlü Nebelungen destanı ortaya çıktı.
- Uygurlar, Hunların ve Göktürklerin kültür mirasına sahip çıkmışlarsa da medeni yönden diğerlerinden daha önemli gelişmeler göstermişlerdir.
- Bunlardan farklı olarak tam bir yerleşik hayat yaşamışlardır.
- Kâğıt, matbaa, pusula ve ipek imalatını Çinlilerden öğrenerek uygulamışlardır.
- Kâğıt üzerine yazılı belgeler bırakmışlardır.
- Mimaride ilerlemişlerdir.
- 12 Hayvanlı Türk Takvimi'ni icat etmişlerdir.
- Uygur alfabesini kullanmışlardır.